MESLEKTE UZMANLASMA VE IÇ DENETIM SEÇENEĞI

meslekte uzmanlasma
meslekte uzmanlasma

MESLEKTE UZMANLAŞMA VE İÇ DENETİM SEÇENEĞİ

1.GİRİŞ

Muhasebe mesleğinin çok geniş bir alanı kapsaması ve detaylı bir hukuki mevzuat ile etkileşim halinde bulunması bu meslek izin “uzmanlaşma” konusunun önemini arttırmaktadır. Mesleki uzmanlaşma anlamında mesleğimizden “bağımsız denetçilik” gibi yeni meslekler çıkarmak yerine mesleğimizin içinde olan ayrı sertifikasyonlara tabi farklı uzmanlık alanlarının oluşturulması daha olumludur.

Bağımsız denetçilikte yapılan hatalar iç denetçilikte de tekrarlanmasın diye bu yazıyı yazma ihtiyacı hissediyorum. Neydi bu hatalar, önce üst birliğimiz kalite açısından sorunlu eğitimler verdi. Bir iki günlük eğitimlerle her mali müşavir denetçi olabilir hatasına düşüldü. KGK eğitimleri ise üniversiteler aracılığı ile daha “kaliteli” yapmak istedi ama sonuç çok farklı olmadı. Sadece farkındalık eğitimleri verilebildi. Birkaç hafta sonu slaytlardan okumaya dayalı bir eğitim modeli de çok başarılı olamadı. Üstelik bu sefer üniversiteler 15 yıllık kıdeme sahip meslek mensuplarından ders sayısına göre değişmekle beraber 2.500,00-3.000,00 TL ücretler aldılar. Üstelik KGK’da denetçi siciline kayıt için, kimlik ve mühür için ayrıca o kadar ücretler aldı. Bağımsız denetçi olup iyi gelir elde etme hayali ile 13.000 meslek mensubumuz “bağımsız denetçi” belgesi aldı. Peki gerçekten denetim yapan kaç kişi çıktı dersiniz? Sayı ne yazık ki 2.500’ü geçemedi. Oysa meslek mensuplarına teorik eğitim, farkındalık eğitimi yerine sadece uygulamaya dayalı, çalışma kağıdı hazırlama, denetim örneklemesi yapma, bağımsız denetim raporu hazırlama eğitimi verilseydi bağımsız denetçilik yapan meslek mensubu sayısı 7.500,00-10.000,00 kişi aralığında olurdu.

  1. NEDEN İÇ DENETİM ÖNEMLİ?

İç denetim denetlenen kuruma değer katmak amacıyla faaliyetlerin, süreçlerin bir uzman tarafından gözden geçirilmesidir.  İç denetimin amacı kurumun hatasını bulmak, mali tablosunu doğrulamaktan çok öncelikle kuruma sürdürülebilir bir biçimde değer katabilmektedir. Sorumluluk ve hesap verebilme, işletmedeki hata ve hilelerin açığa çıkarılmasının yanında, bu sorunlarla yeniden karşılaşılmaması için yöneticilere danışmanlık hizmeti sunulması gibi iç denetimin özellikli bir önemi bulunmaktadır. İşletmelerde yaşanan skandallar kurumsal yönetim, risk odaklı iç denetim gibi kavramlara tüm dünyada daha fazla önem verilmesine neden olmuştur. İç denetim ülkemizde de son yıllarda önem kazanan konular içerisindedir. Özellikle borsada işlem gören kuruluşların, holdinglerin iç denetim birimlerinin gerçekten çok başarılı sonuçlar aldıklarını görebilmekteyiz.

Şirketler büyüdükçe, mali işlem hacimleri de artmakta, çeşitli alt şirketler, şubeler, farklı üretim yerleri, satış ve dağıtım kanalları söz konusu olmaktadır. Ulaşım ve iletişim olanaklarının artmasına rağmen tek bir merkezden şirketleri yönetmek zor hale gelmektedir. İşte belirli bir büyüklüğü aşan işletmeler bünyelerinde veya dışarıdan hizmet satın alma yoluyla iç denetim birimleri oluşturmaktadırlar.  Bu noktada ise tecrübeli iç denetçi bulma sıkıntısı şirketlerin önüne bir engel olarak çıkmaktadır. Muhasebe meslek mensupları işte bu noktada önemli roller üstlenmekte ve iç denetim kadrolarında görev almaktadırlar. Mesleki ruhsatlarımızın yanı sıra çoğu zaman işletmeler iç denetçilikle ilgili belgeler, sertifikalar istemekte bu alanda en azından eğitimlere katılma durumu sorgulanmaktadırlar.

 

  1. İÇ DENETİMDE MEVCUT SERTİFİKASYON SİSTEMİ

                İç denetimdeki mevcut sertifikasyon sistemi çok yetersiz ve sanki iç denetçi olmayı engeller bir mahiyette kurgulanmıştır. İç denetçi olmak isteyen bir meslek mensubunun karşılaşacağı ilk engel bu konuda alabileceği eğitimleri verecek kuruluşların yok denecek kadar azlığıdır. İkinci engel ise iç denetçilik sınavlarına ait hazırlık kitabı bulma noktasında olacaktır. Bu alanda bir hazırlık kitabı olmakla beraber kitap 1.500,00 TL civarında bir ücretle satılmaktadır. Kuşkusuz ülkemizde kitap ücretlerinin bu kadar yüksek olmadığı, burada başkaca bir husus olduğu anlaşılmaktadır. Üçüncü engel ise sınav ücretlerinin dolar üzerinden belirlenmesi noktasındadır. Sınava girmek isteyen meslek mensupları 1.010,00-1.545,00 USD (Amerikan Doları) ücret ödemek zorundadırlar.

Meslek mensubumuz hazırlık kurs ücretleri hariç olmak üzere 5-6 bin TL gibi bir maliyete katlanmayı kabullendikten sonra sınava girebilmektedir. ÖYSM’nin, TESMER’in yaptığı tüm sınavlarda önceki yıl sınavlarında çıkan soruları görebilirsiniz. Ancak bu iç denetçilik sınavında önceki yıllar soruları meslek mensuplarımıza gösterilmemektedir. Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen engellerde düşünüldüğünde yılda 250-300 meslek mensubu iç denetçi olabilmektedir. 75 milyon nüfusa sahip büyük bir ülkede bu sayının çok yetersiz olduğu husus ortadadır.

  1. İÇ DENETİMDE YENİ BİR MODEL OLABİLİR Mİ?

İç denetimde yeni bir model söz konusu olsa daha fazla meslek mensubunun sistemden yararlanmak isteyeceği tabidir. Ancak giriş kısmında bahsettiğimiz gibi kıdemli kıdemsiz ayırımının yapılmaması gerekir. Ayrıca meslek mensuplarımıza teorik eğitimler, farkındalık eğitimleri yerine birebir uygulamaya dayanan monografi çözümlü, bol örnek uygulamalı eğitimler verilmelidir.  İç denetim belgelerinin kamuda geçerli olması sağlanmalı, devlette iç denetçi kadrolarına yine bu iç denetçi belgelerine sahip olanların atanacağı yönünde düzenlemeler yapılmalıdır. Özel sektörde ise iç denetçilik belgesi olanların belirli bir uygulama deneyimine sahip olduğunu hissettirecek düzeyde iç denetim eğitimleri kurgulanmalıdır.

İç denetim sınav ve sertifikasyon sisteminin kimler kurgulamalıdır. Mesleki kuruluşlarımız bu konuda doğrudan doğruya rol üstlenebileceği gibi üniversite, özel sektör ve uluslararası mesleki kuruluşlar işbirliği şeklinde bir model de faydalı olabilir. Esasen tüm yükü bir kuruluşun üzerine bırakmaktansa işbirliği şeklinde bir model daha da faydalı olabilir. Bu eğitim modelinde uygulama ağırlıklı, ders kitaplarının verildiği, önceki yıllar sınav sorularının görülebildiği, ilk yıllar için bolca örnek soruların gösterildiği bir yapılanma olumlu olacaktır.

  1. SONUÇ

Meslekte uzmanlaşmanın önem kazandığı günümüzde genç meslek mensuplarımız özellikle iç denetim, adli muhasebe gibi alanları tercih ederek bu alanlarda başarılar gösterebilirler. Ancak sürecin dikkatli planlanması gerekmektedir. Bağımsız denetçilikte olduğu gibi hüsran, hayal kırıklığı meslek mensuplarımıza reva görülecek bir son olmamalıdır. Genç insan kaynağı, beşeri sermaye anlamında ülkemiz çok zengindir. Yeter ki gerekli yönlendirmeler dikkatli ve doğru bir şekilde yapılabilsin. Yeni nesil muhasebe meslek mensuplarının çok daha donanımlı geldiklerini görmek mesleğimizin geleceğine de daha umutla bakmamızı sağlamaktadır. Son söz olarak iç denetim mesleğimizin önemli bir alanıdır ve ihmale gelmez.

 

Saygılarımla,

S.M.Mali Müşavir

Selçuk GÜLTEN