VERGİ MÜKELLEFİNİN TARHİYAT SONRASI UZLAŞMA TALEBİ

VERGİ MÜKELLEFİNİN TARHİYAT SONRASI UZLAŞMA TALEBİ
VERGİ MÜKELLEFİNİN TARHİYAT SONRASI UZLAŞMA TALEBİ

VERGİ MÜKELLEFİNİN TARHİYAT SONRASI  UZLAŞMA TALEBİ

Vergi ve cezalarda tarhiyat  sonrası uzlaşma;  vergi  hukukumuzda; “mükellefle idare arasında ortaya  çıkan uyuşmazlıkların, yargı yoluna başvurmadan  önce, taraflarca konuşulup görüşülerek giderilmesi, yani verginin  ya da cezanın  miktarı konusunda, iki taraf arasında uyuşmaz sağlanarak, anlaşmazlığın çözümlenmesi”  şeklinde açıklanmıştır.[1]

Uzlaşma müessesi, tarhiyat  öncesi ve tarhiyat  sonrası  uzlaşma olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Tarhiyat  öncesi uzlaşma vergi henüz tarh etmeden  önce başvurulur. Kapsamına; vergi incelemeleri  neticesinde bulunan  matrah  veya matrah  farkları  üzerine  tarh edilecek  vergi, resim ve  harçlar ile bunlara ilişkin  olarak  kesilecek vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel  usulsüzlük cezaları  girmektedir.  Tarhiyat sonrası uzlaşma ise, vergi tarhiyatından  sonra kullanılabilen bir yoldur.  Tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamına, ikmalen, resen ve idarece tarh edilen  vergiler ve bunlara ilişkin olarak  kesilen  (1) kat kesilen vergi ziyaı cezası  girmektedir.  Her  iki uzlaşmada da ağır nitelikli fiillerle yaratılan  (3) kat kesilen vergi ziyaı cezaları  girmemektedir.  Tarhiyat  öncesi uzlaşmadan farklı olarak, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları  tarhiyat  sonrası  uzlaşma kapsamında girmemektedir.[2]

Bu  çalışmamızda tarhiyat   sonrası uzlaşma ile ilgili  özellikli konular incelenecektir. Başka bir çalışmamızda ise, tarhiyat öncesi  uzlaşma ayrıca incelenecektir.

Aşağıda yer alan nedenlerin bulunması halinde uzlaşma talep edilebilir. Bunlar;

  • Tarhiyatta VUK’nun 116, 117 ve 118. maddelerinde bulunan vergi hataları ile bunun dışında her türlü MADDİ HATA bulunması,
  • Tarhiyatta VUK’nun 369. maddesine göre YANILMA durumunun mevcut olduğunun mükellef veya ceza muhatabı tarafından  iddia edilmesi,
  • Vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin veya usulsüzlük fiilinin işlenmesinin, işlenmesinin, mükellef veya ceza  muhatabı tarafından, kanun hükümlerine, gereği kadar NÜFUZ EDEMEMEKTEN ileri  geldiğinin iddia olunması,
  • MÜPHEM, YORUMA AÇIK bulunan hususlarda mükelleflerin ve cezaya muhatap olanların yanılmış  olmaları,
  • Tarhiyatı ve ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin; vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ile Danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından, benzer olaylarda başka yönde bildirilmiş  olması.
  • Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları vergi inceleme raporuna dayalı olarak  tarh ve tebliğ edilmiş ise, bu  cezalar için  tarhiyattan önce uzlaşma talep edilebilir.  Vergi dairesi tarafından  resen kesilen  özel usulsüzlük cezaları hakkında tarhiyat  sonrası  uzlaşma mümkün değildir. Bu  gibi  cezalar hakkında sadece 213 sayılı VUK’nun 376.  Maddesine göre indirim  talep edilebilir.
  • 3 kat kesilen vergi ziyaı cezaları  için  tarhiyat  öncesi  veya tarhiyat  sonrası uzlaşma mümkün  değildir.   Bunlar hakkında vergi yargısında dava açılabilir.   Veya 213 sayılı VUK’nun 376. Maddesine göre indirim  talep edilebilir.
  • Tarhiyat sonrası  uzlaşmalarda  üzerinde mutabık kalınan   vergi ve cezalar  uzlaşma komisyonu  kararı uyarınca vergi dairesi tarafından  tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilerek  mükellefçe 30 gün içerisinde  ödenmesi     Burada yeri gelmişken belirtilmesinde fayda görülen bir husus şudur: üzerinde uzlaşılan  vergi ve cezalar 30 gün içinde ödenmediği takdirde uzlaşma geçerlidir.   30 günden  sonra ancak gecikme zammı  devam eder. Yine aynı  şekilde,  üzerinde uzlaşılan vergiler için  normal  vade tarihinden  itibaren  uzlaşma komisyon  kararının  tarihe kadar   geçmişe yönelik  gecikme zammı  hesaplanacaktır.
  • Üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalarda eğer  vergi hatası  söz konusu ise, uzlaşma sonrası  bu konuyla ilgili düzeltme talep edilerek  dava açılabilir.[3]

Uygulamada mükelleflerin yukarıdaki nedenlerden  birine dayanıp dayanmadığı üzerine fazlaca durulmakta ve genellikle birinci nedenin var olduğu varsayılarak  uzlaşma talepleri kabul edilmektedir.  Sırası gelmişken, vergi idaresi  tarhiyat  öncesi uzlaşma ile ilgili durumlarda  mükellef ile uzlaşmama hakkına sahiptir. Diğer bir deyişle,  mükellefin uzlaşma müzakerelerinde idare isterse her an  uzlaşmaya varmadan  vazgeçme hakkına sahiptir.[4]

Diğer taraftan, uzlaşma talebinin incelenmesi ve uzlaşma ile ilgili  görüşmelerin  yapılmasıyla ilgili  esaslar,esaslar, Uzlaşma Yönetmeliğinin[5] 10. maddesinde belirtilmiştir.

Uzlaşma komisyonlarına verilen  veya posta ile taahhütlü  olarak gönderilen   uzlaşma dilekçelerinin, uzlaşma komisyonuna gönderilmeden  önce; talebin uygun  şekilde ve süresi içinde yapılıp yapılmadığı  ve uzlaşmanın  komisyonun  yetkisi içinde bulunup bulunmadığını  öncelikli olarak  incelenir.

İnceleme sonucunda, uzlaşma talebinin  süresi içinde ve usulüne uygun  şekilde yapılmadığın  veya komisyonun  yetkisi  dışında bulunduğunun  tespiti durumunda uzlaşma talebi  reddedilir. [6]

Uzlaşma talebinin  süresinde ve usulüne uygun  olarak yapıldığının  ve komisyonun  yetkisi içinde bulunduğunun  anlaşılması  durumunda,  uzlaşma ile ilgili  olarak  yapılacak  görüşmelere bizzat  katılması  veya resmi  vekaleti olan  vekilini bulundurması hususu, görüşmenin  tarihi, yapılacağı yer ve saati komisyon  tarafından  yazı ile en az 15 gün önceden  mükellefe bildirilir.  Mükellefin talebi halinde 15 günlük süreye bağlı  kalınmaksızın  daha önceki bir tarih de belirlenebilir.[7]

Uzlaşma davetiyesi ilgiliye, VUK’nun tebliğ hükümlerine göre tebliğ edilir.  Tebliğ tarihini ve imzayı  taşıyan alındı, uzlaşma dosyasına eklenir.

Mükellefin veya resmi vekaletini taşıyan vekilinin uzlaşma davetiyesinde belirtilen  yer,  tarih ve saatte toplantıya  katılması halinde, uzlaşma görüşmelerine başlanır. Yapılan  görüşme neticesinde, uzlaşma sağlandığı takdirde, uzlaşma komisyonu durumu üç  nüsha düzenlenen  tutanakla tespit eder. Bu  tutanaklar, komisyon başkan ve üyeleri ile mükellef veya  vekili  tarafından  imza altına alınmaktadır.

İmzalanan  tutanağın bir nüshası mükellef veya vekiline derhal  verilir.  Bir  nüshası gerekli işlem  yapılmak üzere 3 gün içinde ilgili  vergi dairesine gönderilir.  Diğer bir nüshası da uzlaşma komisyonunda oluşan  dosyada saklanır.   Tutanağın alt kısmında “bu  tutanağın bir nüshasını  uzlaşma komisyonunda …/…./…. Tarihinde aldım” ibaresi ile  mükellef veya vekilinin adı, soyadı ve imzası  alınarak tebliğ edilmektedir.

Ancak, uzlaşma  temin edilemediği  takdirde[8], komisyonca bu  husus  belirtilmek suretiyle 3 nüsha tutanak düzenlenir.  Tutanağın bir nüshası  mükellefe verilir.  Mükellefin uzlaşma davetine katılmaması  veya tutanağı almaktan  kaçınması durumunda tutanağın iki örneği gereği yapılmak üzere 3 gün  içerisinde ilgili vergi dairesine gönderilmektedir.

Uzlaşmanın  temin edilememesi halinde;  aynı vergi ve ceza için yeniden  uzlaşma talebinde bulunmak mümkün değildir.

Uzlaşmanın  vaki olmaması durumunda yani komisyon teklifinin  mükellefçe kabul edilmediği  hallerde, komisyon  nihai teklifini tutanağa  geçirir. Mükellef, dava açma süresinin son günü akşamına kadar komisyonun  nihai teklifini kabul ettiğini, bir dilekçe ile vergi dairesine bildirdiği takdirde, bu  tarih itibariyle uzlaşma vaki olmuş  sayılır  ve buna göre işlem tesis edilmektedir.

Vergi uyuşmazlıklarının yargıya müracaat  etmeden  önceki çözüm  yollarından olan uzlaşma,  yargının  iş yükünü azaltarak hem emek hem zaman  kaybını  önlemekte ve hem de  idare ile mükellef arasındaki  sorunlara barışçıl bir yolla çözüm getirmektedir.  Uzlaşmaya  başvurmak, daveti kabul etmek veya etmemek, uzlaşma komisyonlarında idarenin sunduğu teklifleri kabul etmek veya uzlaşmaya hiç müracaat  etmeden  konuyu yargıya  taşımak mükellefin isteğine bağlıdır.  Böylelikle, uzlaşma, mükellefin dava yolunu  tercih  etmeden  önce zorunlu olarak  başvurması  gereken  idari  bir yol değildir.

Saygılarımla
S.M.Mali Müşavir
İşletme Bilim Uzmanı
Eda KAYA

 

[1] 213 sayılı VUK, Uzlaşma 3. Bölüm, ek md.1

[2] ŞENYÜZ Doğan – YÜCE Mehmet – GERÇEK  Adnan, Vergi Hukuku, 4. Baskı, Bursa, Ekin Yayınevi, s.255-257.

[3] Bkz. KÜTÜKÇÜ Abdullah, “Uzlaşılan Vergi ve Cezalar İçin Düzeltme İsteminde Bulunulabilir mi?”, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, Ekim 2013, Sayı: 118, s.155-159.

[4] Vergi idaresinin  gerek  tarhiyat  öncesi uzlaşmalarda ve gerekse tarhiyat  sonrası uzlaşmalarda  mükellef ile uzlaşmama yönünde bir tercih kullanması her zaman  idarenin  takdirindedir.

[5] Bkz. 03.02.1999 tarih ve 23600 sayılı  RG’de yayınlanmıştır.

[6] SEVİĞ Veysi, “Uzlaşma İle İlgili Usul ve Esaslar-I”, Dünya Gazetesi, 8.2.1999, s.7

[7] Ayrıntılı açıklamalar için bkz. KIZILOT Şükrü – KIZILOT Zuhal, Vergi İhtilafları  ve Çözüm Yolları, Yaklaşım Yayıncılık, 19. Baskı, Ankara, 2011, s. 267-268

[8] Mükellef veya vekilinin uzlaşma komisyonunun  davetine gelmemesi, komisyona gelmesine rağmen  uzlaşma tutanağını imzalaması  veya tutanağı ihtirazi  kayıtla imzalamak istemesi durumlarında uzlaşma temin edilmemiş  kabul edilmektedir.