IS SÖZLESMESİ VE TARIHCESI

sozlesme
sozlesme

İŞ SÖZLEŞMESİ VE TARİHÇESİ

 

Merhabalar ders çalışmalarına biraz ara vererek tekrardan karşınızdayım. Yeni hap bilgilerimle ve mesleki yazımla umarım sizlere bir nebze de olsa katkı sağlayabilirim. 🙂

Ülkemizde günden güne iş sözleşmeleri oldukça önem taşırken sözleşmenin, iş sözleşmesinin tanımını bile bilmeyen insanlarımız var. Sizler de karşılaşmışsınızdır. Okurken de sınavlara çalışırken de en severek çalıştığım konulardan birisi idi. Ben de yazımı bugün onunla başlamak istedim. 🙂 İnşallah yararlı olurum. Keyifli okumalar diliyorum. 🙂

İş sözleşmesi nedir ? Ne işe yarar ? Öncelikle buna bakmak gerekir…

İş nedir ? Türk Dil Kurumuna göre tanımı, “Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş” demektir. Kelime kökeni Arapça’ dır. Dilimize Arapça’ dan gelmektedir.

İş sözleşmesi nedir ? İş sözleşmesi, işçi ile işveren arasında düzenlenen hukuki bir anlaşmadır. Hem işçinin hem de işverenin haklarını düzenler. Böylelikle aradaki buzları eritmeyi amaçlar.

iş Hukukunun Tarihçesi;

İş hukuku Sanayi Devrimi ile beraber ortaya çıkmıştır. Eski çağlarda çalışanların, herhangi bir korumaya sahip olmadıkları görülür. Sözgelimi Roma Hukukunda ustaya çırak üzerinde, çok geniş kapsamlı ve fiziki cezaları da içeren bir “uslandırma yetkisi” tanınmıştır. Ortaçağda esnaf ve sanatkârların mesleki kuruluşları olan loncalar, çırak-kalfa-usta sınıflamasına dayanan üç dereceli bir korporatif hiyerarşiye sahiptir. Her meslek kuruluşunda mutlaka bulunması gerekmeyen çıraklık, lonca hiyerarşisinin ilk basamağı olup, ustalık hakkının kazanılmasından önce beklenmek zorunda kalınan başlangıç süresidir. Loncalar, çıkarılan yasalarla yasaklanıp ortadan kaldırılır. Loncaların çöküşü ve kapitalist üretim ilişkilerinin ön plana çıkışıyla yeni bir dönem başlamış olur böylece.

Modern Hayata Geçiş

Modern hayata geçiş sanıldığı kadar kolay ve hop diye elimize gelmemiştir. O kadar zor şartlar da şuan İlk çalışma yasalarının çıkarılışı ile ortama hazırlık yapılmıştır.

1980 li yıllarda yaşanan gelişmelerden günümüze kadar olan süreç bizi bu tarihçeye kadar hazırlamış ve en son  halini almıştır.

Tanzimat Devrinden Önceki Yenilikler Nelerdir ?

Ahilik Teşkilatı iş hukukunun en eski kuruluşlarındandır. Ahilik, Türk Dil Kurumundaki tabiri ile yazmamız en uygun olacağı gibi tanımına yakışır bir tabir kullanmamız da en uygunu olacaktır zannedersem o halde buyrunuz tanımı; Ahilik, 13. yüzyılın ilk yarısından 20. yüzyılın başlarına kadar, Anadolu’nun yerleşme birimlerindeki esnaf ve zanaatkar kuruluşlarının eleman yetiştirme, işleyiş ve denetimlerini düzenleyen bir kurum olmuştur. Çırak-kalfa-usta ilişkileri, Anadolu’da ahi birlikleri içerisinde somutlaşır. Ahi örgütlenmesi, belirli bir süre bir kademede kalınarak pişirilen yamak-çırak, kalfa-usta hiyerarşisini kurmak ve söz konusu kademelerde yetişenleri baba-evlât ilişkisi gibi içten bağlarla bağlamak suretiyle, sanatı ahlâki ve mesleki temellere oturtur.

Konumuzun birinci kısmını burada tamamlıyorum sevgili arkadaşlar ve üstadlar. Devamı yazımızın ikinci kısmında olacaktır. Umarım atladığım bir husus yoktur. İş hukuku bana göre en önemli alanlardan bir tanesi. Her zaman değişen gelişen kurallar ve kanunları takip etmek evet bazen sıkıcı olabilir ama en azından hap bilgi olarak bir yerlere not alırsak unutmamız biraz zorlaşır 🙂

Keyifli okumalar…

Sanayi Devrimi sonrasındaki kötü çalışma koşulları, devletin doğrudan işçi-işveren ilişkilerine karışmasına yol açar. Bu alanda çıkarılan ilk çalışma yasaları daha çok, çocuklar ile gençler ve kadınlar gibi özel olarak korunma gereksinimi içinde bulunan çevrelere yönelir. 1890 yılında Berlin Konferansı’nda çocukların işe alınma yaşları ve çalışma sürelerinin sınırlanması ile işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin olmak üzere, dilek niteliğinde ortak kararlar alınır.

1914-1945 dönemi: Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması, İş Hukukuna ilişkin ulusal ve uluslararası düzeydeki çalışma ve düzenlemeleri, savaş süresince engeller. Ancak, Birinci Dünya Savaşı sonunda eski Sovyetler Birliği’nde gerçekleşen Devrim Hareketi (1917) iş hukukunda önemli değişikliklere yol açar. Diğer yandan, savaş sonrasında imzalanan Versay Barış Antlaşması, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün kurulması (1919) olanağını sağlar.

1945 sonrası :İkinci Dünya Savaşı sonrasında Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin çoğunluğu, daha önce eski Sovyetler Birliği’nde geçerli olan iş ilişkileri sisteminin baskısı altına girer. Söz konusu ülkeler için geçerli tek ilke ise, iş ilişkilerinin bütünüyle devlet otoritesi altına girmesi olmuştur. Buna karşılık Batı Avrupa ülkelerinde sosyal adalet temeline dayalı özgürlükçü modern iş hukukunu oluşturma çabaları sürer. İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte, birçok uluslararası örgüt varlığını yitirirken; Uluslararası Çalışma Örgütü, savaş sonrasında da çalışmalarını sürdürebilir. Birleşmiş Milletler Örgütü’yle imzaladığı bir anlaşma uyarınca uluslararası uzmanlık kurumu kimliğini kazanan Uluslararası Çalışma Örgütü, iş hukukuna ilişkin uluslararası sözleşme ve tavsiye kararlarının oluşmasını sağlar.

 

Saygılarımla,

Selda KURTOĞLU