Maliye’nin bakış açısından Sahte Fatura Düzenleyici Firmaların olmazsa olmazları

Maliye'nin bakış açısından Sahte Fatura Düzenleyici Firmaların olmazsa olmazları Nelerdir?
Maliye'nin bakış açısından Sahte Fatura Düzenleyici Firmaların olmazsa olmazları Nelerdir?

Maliye’nin bakış açısından Sahte Fatura Düzenleyici Firmaların olmazsa olmazları Nelerdir?

Muhasebe Bilenler Topluluğu’nun Değerli Üyeleri;
Maliye’nin de değerlendirmelerine konu olacak onemli ve daha önce görmediğiniz bir konuya değinmek istiyorum. Ülkemizde Vergi bilincinin yeterince yerleşmemiş olması ve bazı vergi oranlarının göreceli yüksek olması, vergi mükelleflerinin vergi ile ilgili ödevlerini yerine getirmede yeterince hassas davranmamalarına neden olmaktadır. Bu ve başka nedenlerle kimi mükellefler esas itibariyle ortada kendilerinin ödemesi gereken bir vergi varken gayri yasal yollarla bunu azaltma ve hatta tamamen ortadan kaldırma yollarını aramaktadırlar. Bu durum nedeniyle komisyon karşılığında sahte fatura düzenlemek suretiyle mükelleflerin vergiyi ziyaa uğratmasına, (halk arasında kullanılan ifadeyle vergi kaçırmasına) yardımcı olan paravan firmalar ortaya çıkmaktadır.

Sahte fatura (Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge) ticareti ile uğraşanlar bu organizasyonların ortaya çıkmaması için  oldukça titiz davranmaktadırlar usule  yönelik   yasal  yükümlülükleri  yerine  getirilmekte   ve mümkün olduğu kadar açık vermemeye çalışmaktadırlar. Genel olarak bu tip organizasyon da yer alan firma ve şahıs işletmeleri tamamen göstermelik (paravan) firmalar olup sadece sahte fatura ticaretini gizlemeye yönelik olarak kurulmuş veya devralınmış firmalardır. Ayrıca bu tür firma ve şahıs işletmelerinin hem alışlarının hem de satışlarının ya tamamı ya da büyük bir kısmı gerçeği yansıtmamaktadır.

Sahte belge (Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge) düzenlemeyi meslek haline getirmiş firma ve şahıslar genellikle aşağıda sıralanan ortak özellikleri taşımaktadırlar

  • Bu   kişiler  çoğunlukla   tek maksimum iki   ortaklı   ve   cüzi   sermayeli   limited   şirketler şeklinde mükellefiyetler tesis ettirmektedirler.
  • Kurulan Şirketin faaliyet göstereceği alanlar mümkün olduğunca geniş tutulur.
  •  İşyeri  olarak  belirtilen  adres  bir  masa,  bir  telefon,  birkaç  sandalye  ve koltuktan oluşan bir bürodur ve genellikle şube ve depoları bulunmaz.
  • Bildirilen adresler genel olarak meçhul adresler olup, gerçek olması    durumunda da sık sık adres değiştirmek suretiyle izlerini kaybettirme çabası içinde olurlar.
  • Bu  şahıslara  veya  şirketlere  ulaşılsa  bile yasal defter  ve  belgeleri  inceleme  elemanına ibraz etmeyerek sahte belge aldıkları ve verdikleri kişi veya şirketleri gizlemeye çalışırlar.
  • Bu tür şirketler gerçek  bir  ticari  faaliyette  bulunuyormuş  gibi  vergi  kanunlarında   yer  alan    bazı yükümlülükleri (defter tutma, beyanname verme gibi) usulen de olsa yerine getirirler.
  • Çok  kısa  sürelerde  ciddi iş hacimlerine  (Yeterli  sermaye   ve formasyondan yoksun olmalarına rağmen) ulaşmış görünmekte, fakat buna rağmen ya hiç vergi ödememekte veya cüzi miktarda vergi ödemektedirler.
  • Çok Kısa sürelerde büyük miktar ve tutarlarda mal alıp satmış gibi görünen ve ilgili  dönem beyanları da buna bağlı olarak çok yüksek tutarlı olmasına rağmen ödenmesi gereken bir vergi tahakkuk ettirmemekte veya ödenecek vergi tahakkuk etmesine rağmen vergi dairesine ödenmemektedir.
  • Kağıt üzerinde iş hacimleri çok yüksek görünmesine rağmen söz konusu faaliyet herhangi bir işçi çalıştırmaksızın veya yetiştirilmesi imkansız şekilde bir iki personel ile iş hacmine uyumlu olmayacak derecede az sayıda işçi çalıştırılarak yürütülmektedir.
  • Bu  tür şahıslar ve  firmalar  düzenledikleri  sahte  faturalara  karşılık  yine  sahte olarak tanımlanabilecek faturalarla defterlerine mal ve hizmet alımı girişi yapmakta, bu yolla emtia Gider ve katma değer vergisi dengesi kurmaya   çalışmakta veya   bazende buna bile gerek görmeyip 🙂 hiç    belge    temin    etmeden    tamamen    hayali kayıtlar oluşturmaktadırlar.
  • Tespit edildiklerinde ise, maddi güçlerinin olmadığından  veya   üzerlerine kayıtlı mal  bulunmadığından maddi  bir müeyyide  uygulanamamakta, vergi ve cezalar  tahsil edilememektedir.
  • Bu tür kişiler ve firmalar  tarafından  düzenlenmiş  sahte  (Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge) faturalar  genellikle  yine sahte fatura düzenleme amacıyla kurulmuş paravan denebilecek firmalar üzerinden geçirilerek zincirin halkaları genişletilmekte, bu yolla da vergi incelemeleri esnasında sahte belgeyi düzenleyen ve firmalar arasında bağlantı kurulması engellenmeye çalışılmaktadır.

Teknolojik alt yapının geliştiği günümüzde, sahte fatura ticareti ile uğraşan kişiler hakkındaki tespitlere ve bilgilere bilgisayar ortamlarından (online) kolaylıkla ulaşılabildiğinden (özellikle tek sicil numarası uygulaması) bu tür kişilere yeni bir mükellefiyet tesisi esnasında daha titiz davranılmakta  veya kişinin yakalanma  endişesi nedeniyle  şahsi  mükellefiyet  tesis ettirilmemektedir.  Bunun  yerine; mükellefiyet  kaydı olan şirketlerin  hisselerini  devir alarak ya da sahte fatura düzenlemek amacıyla ilgisiz kişiler adına yeni şirket kurdukları gibi genellikle de Limited Şirket Kurarlar.

Piyasaya komisyon karşılığı sahte (Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge) fatura düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettiren şirketler ve şahıslar karşıt incelemelerden ve teyitlerden korunmak, vergi dairelerini yanıltmak amacıyla düzgün mükellef görüntüsü vermeye çalışarak genellikle eksik de olsa vergi beyannamelerini vermektedirler.

Düzenlemiş oldukları sahte fatura tutarlarını da K.D.V. beyannamelerinde  beyan  etmekte  ve  indirilecek   katma  değer  vergisi   tutarlarını sembolik miktarlarda ödenecek katma değer vergisi çıkmasına izin verecek şekilde ayarlamakta ve bunları da genel olarak ödemedikleri görülmektedir.

Ve tabi ki söz konusu şahısların başvurdukları diğer bir yöntem ise ödenecek katma değer vergisi çıkmayacak şekilde indirilecek k.d.v. tutarları beyan etmektir. Bu amaçla hayali rakamlar kullanmak ya da yine sahte belge kullanmak suretiyle indirilecek katma  değer vergisi tutarlarını yüksek göstermektedirler. Vergi dairesine verilen diğer (kurumlar vergisi, gelir vergisi, geçici vergi ve muhtasar beyannameler) vergi beyannameleri de vergi idaresini yanıltmak amacıyla verilmekte olup gerçek durumu yansıtmamaktadır.

Komisyon karşılığı sahte (Muhteviyatı itibariyle Yanıltıcı Belge) fatura düzenleyen kişi ve şirketlerin düzenledikleri sahte faturaları kurumlar ve katma değer vergisi beyannamelerinde yüksek tutarlı olarak beyan etmelerinin bir diğer amacı da sahte faturaları kullanan işletmelerde yapılacak karşıt incelemelerde faturanın sahteliğinin dosya aşamasında ortaya çıkmasının engellenmesi ve bu suretle inceleme riskinin azaltılması, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanacak işletmelere kesilen sahte faturaların vergi dairesine beyan edildiği ispatlanarak güven sağlamak suretiyle pazarlama hacminin ve dolayısıyla sahte fatura pazarlama kazancının artırılmış olmasıdır.

Sahte fatura satıcılarının yakalanma riskini minimize etmek için başvurdukları bir başka önlem ise birbirlerine fatura düzenlemeleridir. Bu durumda bir sahte fatura düzenleyicisinin (sahte fatura satıcısının) sahte fatura satıcısı olduğunu ispatlayabilmek için onunla bağlantılı birçok sahte fatura satıcısını da incelemek gerekmektedir. Bu sahte fatura satıcılarından sahte fatura kullanıcılar da dikkate alındığında bir incelemeden hareketle zincirleme yüzlerce inceleme yapma zorunluluğu ortaya çıkmakta fakat Maliye son güncellenmiş sistem ve raporlamaları ile bu kolaylıkla bulunabilmekte ve defter belgeler zaman aşımı süresinden önce istenmekte ve hem vergi ziyaı cezası kesilmekte hemde Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçlaması ile ilgili kişiler Savcılığa oradan da mahkemeye sevk edilmekte.

Son dönemlerde bilirkişi dosyalarında yoğun bir şekilde karşılaştığımız bu durumlar ile karşılaşmamak için hem mükelleflerin hem de onurlu bir şekilde kamu alacaklarının güvenliğini sağlayan meslek mensuplarımız zaten ozel sektorde bunları onlemek icin yogun emek veriyor ve adeta bu konulara gecit vermemek icin canhiras sekilde mucadele ediyor fakat ellerine ne bunlari kontrol edebilecek bir sistem veriliyor ne de yasal olarak sinirli denetim yetkisi disinda bir yetkisi mevcut. Sonra da bunlar verilmemesine ragmen bu konularda bir cok meslek mensubumiza sorumluluk yazilabiliniyor. Burada ciddi bir adaletsizlik olsa da ben bugune kadar mesleki ozen ve titizlik icerisinde bakabilecegi sayidaki musteri ile birlikte bu yazilanlara isin dogalinda dikkat eden ve bu ozellikteki mukellefleri tespit ettiginde gerekeni yapan hic bir meslek mensubunun sorun yasadigini da gormedim.

Ozetle sevgili dostlar;

Yıllardir uluslararasi firmalar ile direkt calismalarim oldugu ve ayni zamanda bilirkisilik yaptigim icin gordugum ve duydugum şudur ki bu sadece ulkemize ozel bir durum da degil. Ulkemizde de yabanci ulkelerde de bu kabaca ayni. Uyanık gecinmeye, yasalari cigneyerek aciklardan nemalanmaya, kolay ve haksiz yoldan zengin olmaya calisan Kotu niyetli, sistemin aciklarini kullanarak buradan nemalanmak isteyecek kisiler her zaman oldu bundan sonra da olacaktir. Bu kesinlikle bir temenni degil ancak gerceklerden uzak yasamak, sorunu ortaya koymamak da sadece hayalperestlik olacaktir. Bu yaziyi da tam olarak bunun icin kaleme aldim. Mesleki ozen ve titizlik icerisinde bakabilecegimiz kadar musteri alip buna gore hareket edenler zaten sorun yasamiyor ancak musterileri ile ilgilenmeyip sadece yanimizdaki arkadaslarimiza isleri biraktigimizda ise zaten Maliye’nin bize vermis oldugu bir otokontrol sistemi de olmadigi icin VUK 359 daki sorumluluklari da islerin disinda olmamiza ragmen uzerimizde kalabiliyor, hakkimizda sorumluluk raporlari yazilabiliyor ve sonra bu isler ile ilgimiz olmadigini ispat etmek zorunda kalabiliyoruz.

Ozetle her gelen musteriye buyurun demeden once bunlari analiz edip riski degerlendirip bu tur supheleriniz olustu ise defterini almamak ya da gelen her faturayi sinirli denetim yetkimiz cercevesinde degerlendirip bu konulara azami dikkat etmeniz gelecekte sorun yasamamak için ciddi önem arz etmektedir. Bu tür müşteriler bizden uzak hapse yakın olsun. Zaten Benim gordugum bugun olmasa da yarin bu tur davalar ile ugrasmak zorunda kaliyorlar ve hatta kesinlikle kalmalilar…

Vergi Usul Kanunu Madde 359  ile yazıyı sonlandırıyorum.

Madde 359 – (Değişik :23/1/2008-5728/276 md.) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir. (2) b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

Saygılarımla
S.M.Mali Müşavir
Serkan ATASOY