Kanunlarla Yasaklanmıs Islerden Kazanc Elde Edenlerde Vergilendirme

Kanunlarla Yasaklanmıs Islerden Kazanc Elde Edenlerde Vergilendirme
Kanunlarla Yasaklanmıs Islerden Kazanc Elde Edenlerde Vergilendirme
Bİ REKLAM ARASI :) MBT Teknoloji

KANUNLARLA YASAKLANMIŞ İŞLERDEN KAZANÇ ELDE EDENLERDE VERGİLENDİRME
Değerli arkadaşlar,
Asgari ücretli bir işçinin yılda ortalama Agi sonrası 1.300.00Tl. Gelir vergisi, diğer ücretliler olarak sözü edilen Basit Usül mükelleflerinin yanında ve özel inşaatlarda çalışan işçilerin en az 799.00Tl. ödediği bir ülkede bazı asalakların hırsızların, dolandırıcıların, tefecilerin, yasadışı bahis oynatanların, Fuhuşa yer temin edenlerin, Rüşvet ve yolsuzluklara bulaşanların , Büyücülük yaparak insanların inanç duygularından yararlananların yaptıkları bu yasa dışı işlerle çok refah bir hayat sürmelerine ve dolayılı veya dolaysız vergi ödeyenlerin katkısı ile yapılan eğitim, hastane, yol,su,elektrik gibi toplumun yararlandığı haklardan en iyi bir şekilde yararlanmalarına rağmen bu kişiler beş kuruş vergi ödememektedirler.
Tabiki bu yasadışı işleri yapanların yakalanması halinde yasalarımız Türk Ceza kanununa göre gerekli cezaları vermekte, Ayrıca bunun dışında da adli idari para cezaları kesilmektedir. Yakalanmayanlar ise çaldıkları çırptıkları paralarla lüks bir yaşam ile sürdürmektedirler.
Tabiki bizim konumuz olayın ahlaki yönünden çok vergisel boyutunu öne çıkartmaktadır. Vergi Usül Kanunun 9. Maddesinin ikinci parağrafı Vergiyi doğuran olayın Kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz hükmü ile aslında bu tür yasa dışıolan ve kanunlarla yasaklanmış olan olaylar için vergi mükellefiyeti açılabileceğini açıkça belirtmektedir. Örneğin ihalelelere hiç katılmayarak ihaleden pay alan mafyavari türü kişi ve gruplarının sağladığı kazanç vergiye tabi olmalımı dır?
Bildiğiniz gibi Gelir vergisi kanunun 1. Maddesi Gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğu ve gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılında elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olarak açıklanmış; Aynı yasanın gelirin unsurları başlıklı 2. Maddesinde ise gelire giren kazanç ve iratların
1- Ticari kazanç
2- Zirai kazanç
3- Ücretler
4- Serbest Meslek kazançları,
5- Menkul Sermaye İradı
6- Gayrımenkul Sermaye iratları
7- Diğer kazanç ve iratları olarak belirlemiştir.
Burada bu mafyavari kişilerin toplanarak ihaleye katılacak diğer gerçek ve tüzel kişilere gözdağı vererek elde ettikleri bu kazançların vergilendirilmesi yapılacakmı dır? Gelir vergisi kanunun 1.nci maddesine baktığımızda ortada elde edilen bir kazanç olduğu bellidir. 1.madde hükmünü kapsamaktadır. Ancak bu olay 2. Maddenin hangi kazaç türüne gireceği konusunda açıklık yoktur. Bu konunun Ticari kazanç olarak mı yani GV.kanunun 37. Maddesinde belirtilen kazançlardan birisi olmadığı ancak her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. Hükmü ile bu madde kapsamında mı değerlendirileceği veya aynı yasanın Arızi kazançlar başlıklı 82.maddenin 6. Fıkraısının son bölümünde belrtilen henüz başlamamış olan ticari,zirai,mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale,artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlara mı gireceği konusunda tereddütler yaşanmaktadır. Ancak tabiki yasaların incelenmesinden de anlaşılacağı gibi bu tür faaliyetin arızi kazanç olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Başka bir örneği ele alırsak örneğin Fuhuşa yer temin etmek maksadıyla evlerini kayıtdışı olarak günlük veya saatlık olarak kiraya verenlerin durumu ne olacaktır? Burada bir evin günlük olarak kiraya verilmesi söz konusudur. Gelir vergisi kanunun 70. Maddesinin 1. Fıkrasında binaların döşeli olarak kiraya verilmesini gayrımenkul sermaye iradı olarak benimsemiş ancak bunların devamlılık arz edecek şekilde kiraya verilmesini ise ticari kazanç hükümlerine alarak hatta 01/07/2017 tarihinden itibaren de bunlardan elde edilecek kira tutarlarını tevsik kapsamına almıştır. Yine örneklerimizi çoğaltırsak diyelimki ister bir ev veya büro da isterse bir ev veya büro dışında insaların dini ve vijdanını sömürerek onların bilinçli veya bilinçsiz dini duyguları dahilinde büyü yaparak bunu bir kazanç kapısına dönüştürenlerin vergilendirme kapsamında gelirin hangi türünden işlem yapılması gerektiği konusunda kendi görüşümü açıklamak istersem öncelikle bu faaliyein gelir vergisi kanunun 9. Maddesindeki muaflıklara dahil olup olmadığına bakmak gerek. Yapılan incelemede bu faaliyetin 9. Maddedeki esnaf muaflığına girmediğine göre ticari kazanç mı yoksa 65 ve 66.. Maddedeki Serbest meslek kazancı ve serbest meslek erbabı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemiyeceği konusunda serbest meslek kazancının tarifinden yola çıkarsak Sermayeden ziyade şahsi mesaiye tanımı uygun olduğundan ayrıca işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması hükmünden yola çıkarak bu faaliyetin Serbest meslek kazancı olabileceği düşünülse de aynı yasanın 66. Maddedeki serbest Meslek erbabı tarifine girmediğinden Ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesinin doğru olacağı açıktır.
Danıştay ın Kanunla yasaklanmış işlerin vergilendirilmemesi gerektiği çünkü bunlar için Türk Ceza kanunu gereği hem adli hem de idari para cezası ile cezalandırılıdğından vergilendirme açısından bir işlem yapılmaması gerektiği bazı kararlarında olsa da benim şahsi görüşüm ve VUK.nin 9 maddesindeki Vergiyi doğuran olayın Kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz hükmü gereği bu tür kanunla yasaklanmış olmasına rağmen bu tür faaliyette bulunan kişiler hakkında mükellefiyet ve vergileme açısından işlem yapılabilineceğini düşünüyorum.
Ancak burada vergiye esas matrahların ne olacağı konusunda tam bir karmaşa olacaktır. Emniyet tutanaklarımı burada esas alınacak yoksa İnceleme elemanlarımı ayrı bir matrah tespitimi yapacaktır?
Saygılarımla
Mustafa Günşen
Emekli Maliyeci

Bİ REKLAM ARASI :) MBT Teknoloji