VERGİ İADESİ ALACAĞI, ALACAKLI ŞAHIS VEYA FİRMA TARAFINDAN HACZEDİLİR Mİ?

VERGİ İADESİ ALACAĞI, ALACAKLI ŞAHIS VEYA FİRMA TARAFINDAN HACZEDİLİR Mİ?
VERGİ İADESİ ALACAĞI, ALACAKLI ŞAHIS VEYA FİRMA TARAFINDAN HACZEDİLİR Mİ?

VERGİ İADESİ ALACAĞI, ALACAKLI ŞAHIS VEYA FİRMA TARAFINDAN HACZEDİLİR Mİ?
Bilindiği gibi VUK. nun 116 maddesinde vergiye müteallik (ilişkin) hesaplarda veya vergilendirme de yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasını vergi hatası olarak değerlendirmiş;
Aynı yasanın 120. maddesinde ise Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin tahsili halinde mükellefe redolunur demiştir. Yani hatalı bir vergi işleminden dolayı ilgili V.D. Bu hata sonucu tahsil edilen vergiyi mükellefe iade etmektedir.
Burada 116. madde uyarınca bir hata olmuş ise mükellefe iade hakkı doğmaktadır. Yine İndirimli orana tabi işlemlerden dolayı iade alacağının yıl içerisinde mahsuben iade edilmeyen kısmı, takip eden yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak nakden veya mahsuben iade edileceği bu işlemlerinde aylık veya üç aylık beyan dönemlerini ilgilendiren hallerde nasıl beyan edilip iade edileceği 26/04/2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel tebliğinde açıklanmıştır.
2017 yılı için Kdv. Alacağının 5.000.Tl i geçmemesi halinde (2017/13 nolu sirküler) nakden ve/veya mahsuben iade taleplerinde vergi inceleme raporu, teminat ve YMM raporu olmadan yerine getirilmekte;
Bu rakamları aşan mahsuben veya nakden iade işlemlerinde ise 429 Seri nolu VUK.Genel tebliği uyarınca standart iade talep dilekçesi ile başvurmak şartı ile, alış ve satış faturaları veya benzeri belgelerin listesinin, İadenin talep edildiği izleyen yılın ilk döneminden iadenin talep edildiği döneme kadar aylar itibariyle devreden Kdv. Tutarlarını gösteren tablonun, Yıl içinde mahsup edilen tutarları aylık olarak gösteren tablonun ve yıllık iade tutarının hesaplanmasına ilişkin tablonun dilekçe ekinde sunulması halinde YMM. Raporu sonucu mükellefe red ve iade olunur. Denilmektedir.
Burada yukarıda yazdığımız gibi hem daha önce hatalı bir şekilde hesaplanan ve mükellef aleyhine olan bu verginin, hemde yıl içerisinde mahsup edilmeyen verginin şartları taşımak suretiyle mükellefe red ve iade yolu ile bir vergi alacağı hakkı doğmaktadır.
Ticari hayatta hem sattığımız ürünlerden veya yaptığımız hizmetlerden dolayı alacaklı olur, hem de ticari riskleri görememekten veya ekonomik yetersizlikten dolayı mal aldığımız veya hizmet aldığımız kişi ve kurumlara karşı borçlu oluruz. Bazen bu borcu nakit ödemekte zorlanır, hatta bu konuda karşı taraf icrai takibat yaparak Şirketimizin mal varlığına haciz tatbik edebilir. Ancak Şirketimizden alacaklı kişi veya Firmalara o günkü ekonomik koşullarda bu borcu nakden ödememizin mümkün olmadığını Vergi iadesi alacağınmızdan dolayı bir dosyamızın olduğunu bu iadenin yapıldığı anda borcumuzu ödeyeceğimiz beyan ederek alacaklı şahıs veya firmadan zaman istesek de bu tamamen alacaklı şahsın firmamız ile geçmiş zamanlardaki yaşadığı olumlu veya olumsuz ticaret ilişkisini gözden geçirerek karar vermesine kalmıştır.
Alacaklı şahıs veya alacaklı firma bu alacağını tahsil edebilmek için icrai takibat yaptırma hakkı olduğundan İİK.nun 89. maddesine göre Borçlunun hak ve alacakları üzerine doğrudan doğruya haciz konulması mümkün olduğundan, borçlununüçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üçüncü kişiye haciz yazısı veya haciz ihbarnamesi gönderilerek haciz edilmesi mümkündür hükmü gereği haciz tatbik ettirerek alacağını güvence altına alır.
Ancak haciz bildirisinin üçüncü şahsın veya kurumun bağlı olduğu Genel Müdürlük aracılığı ile yapması alacaklı bakımından başka dairelerde de borçlu kişinin veya Firmanın vergi iadesi alacağı varsa onlara da tatbiki kaçınılmazdır. Haciz ihbarnamesini alan Vergi dairesi Md.lüğü gerek 116 maddeden kaynaklanan gerekse Kdv. Den kaynaklanan iade edilecek vergileri haciz tatbik eden alacaklı şahış veya kuruma reddiyat ve ödeme yapmadan önce,
1) Vergi Dairesi öncelikle mükellefin kesinlemiş ve vadesi geçmiş vergi, ceza gibi borcu var ise bu vergi borcunu mahsup ederek,
2) Yine aynı mükellefin başka Vergi Dairelerine kesinleşmiş ve vadesi geçmiş vergi/ceza gibi borcu var ise kalanını ilgili Vd. Adına mahsup ederek,
3) Mükellefin önceden talebi varsa Kesinleşmiş Sgk.Borçlarına mahsup ederek,
4) Alacaklı Şahsın kesinleşmiş ve vadesi geçmiş vergi ve ceza borcu var ise alacaklı şahsın borçlarına mahsup ettikten sonra kalan bir vergi iadesi söz konusu ise İcrai takip dosyasına ödemede bulunacaktır.

Saygılarımla
Mustafa Günşen
Emekli Maliyeci