MUHASEBE MESLEĞİNİN İTİBAR SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

MUHASEBE MESLEĞİNİN İTİBAR SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Muhasebe mesleğimizin en büyük ve temel sorununun “itibar” olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz. Mesleği icra eden meslek mensuplarının geneli toplum içerisinde itibar görmediklerini her mecrada dile getirmektedirler. Bu yazımızda;
1- İtibar nedir?
2- Muhasebe mesleğinin toplum içerisindeki itibar derecesi nedir?
3- Saygınlık kazanmak için neler yapabiliriz? gibi sorulara cevap aramaya çalışacağız.
İtibar: Bir kişinin, grubun, örgütün, kurum ve kuruluşun üstünlükleri ya da yetersizlikleri konusunda oluşan genel kanı, değer, önem, nam, şöhret vb. değerlerdir. Toplum olarak “İtibar” kavramı ile birçok şeyi ilişkilendirmeye çalışsak ta temelde “Saygınlık – Saygın” olma durumunu ifade eder.
Mesleki İtibar: Toplum nezdinde mesleklerin toplumsal yapı içerisinde yerini belirleyen, verilen değer ve gösterilen saygınlıktır. Mesleki itibar, bireyin yerini belirlemesinin yanı sıra iş piyasalarını, ekonomik yapıyı, eğitim ve istihdam sistemini yakından ilgilendirmektedir.
Muhasebe mesleğinin toplum içerisindeki itibar durumunu ele alırsak; maalesef meslek grubu olarak iyi bir yerde olmadığımızı söyleyebilirim. Aşağıda detayları verilen bilimsel araştırmada 126 meslek gurubu içerisinde mesleki itibar sıralamasında muhasebe mesleği 34. sırada yer almaktadır.
İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü tarafından, TÜBİTAK’ın desteği ile gerçekleştirilen araştırmada Türkiye’ deki 126 meslek gurubu içerisinden mesleklerin itibar skalası oluşturularak mesleklerin toplumdaki itibar sıralaması ortaya çıkarılmıştır. Araştırmayı detaylandırırsak;
• Araştırma TÜİK tarafından NUTS2 düzeyinde sağlanan Kır-Kent örneklemi kapsamında 32 ilde 2500 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılan anketlerden elde edilen verilere dayanmaktadır. 20 Kasım-31 Aralık 2014 tarihleri arasında profesyonel bir araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen bu anketlerden eksik veya teyit edilemeyenler çıkarıldıktan sonra 2219 tanesi araştırma kapsamında analiz edilmiştir.
• Araştırma kapsamında ayrıca “Sizce iyi bir işte olması gereken özellikler nelerdir?”, “Sizce çalışmanın insan için anlamı nedir? soruları çerçevesinde iş ve çalışmaya dair tutumları ölçen iki ölçek de uygulanmıştır.
• Araştırmaya katılan deneklerin iyi bir işte en fazla aradıkları ilk üç özellik sırasıyla iyi bir ücret, iş garantisi ve iş güvenliğidir. Bunların hemen ardından stressiz ve uygun çalışma saatlerinin geliyor oluşu toplumda rahat işlerin istendiğini göstermektedir.
• Benzer şekilde en az önem verilen özellikler işin ilginçliğidir. Bir işin sorumluluk gerektirmesi o işin tercihini olumsuz yönde etkilemektedir. Aynı şekilde bedensel çalışma gerektiren işlere yönelik de olumsuz bir tutum söz konusudur.
• İşin saygınlığı, başarı hissi oluşturması, karar alma konumunda olması, yeni beceri kazandırması da öne çıkmasa da önemsenen özelliklerdir.
• Araştırmada TÜİK’in Standart Meslekler Sınıflamasının 3. düzey meslek gruplarından seçilen 126 tekil mesleğin denekler tarafından 1-100 arası olacak şekilde puanlanması istenmiştir. Akabinde meslekler bu puanlara göre sıralanarak mesleki itibar skalası oluşturulmuştur.

• Mesleklerin itibarları ile kazançları arasında yakından bir ilişki gözlemlenmiştir. Nitekim araştırmada elde edilen veriye göre bir işte aranan özelliklerin başında “iyi bir ücret” gelmektedir. Dolayısıyla yüksek kazancı olan mesleklerin sıralamada daha yukarıda olduğu görülmektedir.
• Yüksek kazancı tamamlar bir biçimde mesleği elde etmek için nitelikli ve uzun bir eğitimin gerekmesi, işin kol gücüne dayanmıyor oluşu, topluma faydası ve gündelik hayatta karşılaşılması da mesleki itibarı olumlu etkileyen etkenler arasında yer almaktadır.
• Genellikle iş garantisi olan mesleklerin itibarının daha yüksek olduğu görülmektedir.
• Bedensel çalışma gerektiren işler genellikle masa başı işler olarak tabir edilen zihinsel emek gerektiren işlere göre daha düşük puanla puanlanmaktadır.
• Araştırma kapsamında toplumda ideal bir işin düzenli ve çalışma ortamı rahat olan iş olarak görüldüğü anlaşılmaktadır.
• Üniformalı meslekler olarak tabir edilen meslekler (General, Hekim, Hemşire, Polis vb.) genellikle eğitim ve gelir bakımından kendilerine benzeyen mesleklerden daha itibarlıdırlar.

SORUNLAR: Haksız rekabet, muhasebecilerin karşılaştığı mesleki sorunların en önemlisidir. Meslektaşların birbirine karşı sorumluluğu, haksız rekabet yapmamaları gibi konular ilgili meslek hukukunda düzenlenmiştir. Ancak uygulamada bu düzenlemeleri dikkate almayanlar çoğunluktadır. Muhasebeciler arasında mesleğe karşı güven sarsıcı davranışlarda bulunanların mutlaka ayırt edilmesi ve odalar ile TÜRMOB tarafından gerekli müeyyidelerin uygulanması gerekmektedir. Diğer önemli sorunlar olarak “iş yükünün ağır olması”, “mükelleflerin ücretlerini ödememeleri veya düzensiz ödemeleri”, “mesleki yeterlilik ve sorumluluklara karşın muhasebe meslek mensuplarının kazancının düşük olması”, meslek mensuplarının etik kurallara uymaması vb. sorunları verebiliriz.

BEKLENTİLER: Haksız rekabeti önlemek için meslek ahlakına ilişkin düzenlemelerin uygulamaya geçirilmesi, muhasebe meslek mensuplarının TÜRMOB’dan beklentileri arasında önem derecesi olarak en üst sıradadır. Ücretlerin tahsiline yönelik bir çözüm yolunun bulunması, beyan ve bildirimlerin basitleştirilmesi, mesleğin hak ettiği saygınlığa kavuşması, mesleki alanda yapılacak düzenlemelerde meslek mensuplarının ve meslek kuruluşlarının da görüşünün alınması, meslek mensuplarının tutacakları defter sayısına bir kota getirilmesi, mesleğe girişin zorlaştırılması, meslek içi eğitimlerin arttırılması vb. talepler de meslek mensuplarının beklentileri arasındadır.

SONUÇ: Bir meslek mensubu olarak gönül isterdi ki mesleğimiz itibar sıralamasında üst sıralarda yer alsın. Fakat geldiğimiz noktada hak ettiğimiz yerde olmadığımızı üzülerek belirtmek istiyorum. “İtibar verilmez, alınır” cümlesinden yola çıkarsak bunun için ne kadar mücadele edebiliyoruz? “Yapmamız gereken şeyleri yapabiliyor muyuz?” ya da “yapmamamız gerekenleri ne derece yapmıyoruz”. Buradan yola çıkarsak her meslek mensubunun, meslek odalarının ve TÜRMOB’ un şapkasını önüne koyup özeleştiri yapması gerekmektedir. 100.000’ den fazla üyeye sahip, ekonomiye ve vergi gelirlerinin toplanmasına direkt etki eden bir meslek örgütü olarak 126 meslek grubu içerisinde 34. Sırada yer almak son derece üzücüdür. Araştırmada göründüğü gibi maalesef meslek tanımı olarak ta toplum tarafından “muhasebeci” olarak bilinmekteyiz. Çoğu kişi Mali Müşavir’ in ne olduğunu bilememekte daha kötüsü muhasebe mesleğini icra eden meslek mensubu üyelerini kâtip olarak bilmektedir. Mesleklerin itibarı skalasında, sıralamaya etki eden özelliklerden yola çıkarak muhasebe mesleğimizin hak ettiği saygınlığı kazanması için meslek mensuplarının, odaların ve Türmob’ un üzerine düşen sorumlukları yerine getirmesi gerekmektedir.

İtibar, iş sonuçları ve finansal değerlerle yakından ilgilidir. İyi itibar sermayeyi, kaliteli elemanları, müşterileri bir mıknatıs gibi çeker. Sonuçta iyi itibar sadece karlılık değil, yüksek potansiyel vaat eden bir gelecek olarak şirkete geri döner. Charles Fombrun

KAYNAKÇA:

1- Lütfi SUNAR, İstanbul Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü “Türkiye’de Çalışma Yaşamı ve Mesleklerin İtibarı”
2- Oğuzhan AYDEMİR, 2015, Muhasebe Meslek Mensuplarının Karşılaştıkları Sorunlar Ve Beklentiler, Muhasebe ve Finansman Dergisi