VERGİ ALACAKLARINDA TAHSİL ZAMANAŞIMI

 

VERGİ ALACAKLARINDA TAHSİL ZAMANAŞIMI

   6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 102’nci maddesinde; amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, 103’üncü maddesinde de; zamanaşımını kesen nedenler; ödeme, haciz, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, haciz tatbiki gibi nedenler olarak on bir bent halinde sayıldıktan sonra son bendinde; kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı kurala bağlanmıştır.

Danıştay Kararı: Tahsil Zamanaşımı Süresinin Dolmasından hemen önce yapılan cüz’i ödemeler hakkında birçok dava açılmış ve sonuç olarak şirket haklı alacak zamanaşımına uğramıştır sonucuna Danıştay tarafından  karar verilmiştir. Danıştay açıklamasında; zamanaşımını kesen sebeplerden biri de ödemedir diyor ve mükellef adına yatırılan 1(bir ) kuruş tutarındaki ödeme hayatın olağan akışına aykırıdır, o sebeple mükellefin bu parayı yatırdığı kabul edilemez. Bu suretle zamanaşımı da kesilmemiştir. Yani İdare’ nin yaptığı haksız işlem zamanaşımını kesen bir durum değildir. Bu kapsamda Savcı İdare adına temyiz etmiş ve Savcı’ nın temyiz talebi de reddedilmiştir. Şirket haklı zamanaşımına uğramıştır sonucuna ulaşmış oluyoruz. 

Özeti : Zamanaşımı süresinin dolmasından önce yapılan cüz’i tutardaki ödemelerin mükellefler tarafından yapıldığının kabulünün ticari icaplara uygun düşmediği, söz konusu ödeme nedeniyle tahsil zamanaşımı süresinin kesildiğinden bahsedilmesine olanak bulunmadığı hakkındaki Danıştayın olumlu görüşü.

Vergi daireleri son yıllarda ceza ihbarnamelerini elden vergi memurları vasıtasıyla tebliği etmeye çalışıyorlar. Mükelleflerin bu konuda dikkatli olmaları gerekiyor.  Memur vasıtası ile yapılan tebliğleri kabule mecbur değilsiniz.

Vergi ve ceza ihbarnameleri memur vasıtasıyla mükellef kabul ederse yapılabilir, mükellef, dairede veya komisyonda tebligat yapılmasını kabul etmeyebilir.VUK 93 e göre  vergi ve cezalar posta vasıtası ile ve ilmühaberli taahhütlü olarak   yapılır. 93 ün 2. fıkrasına göre ilgilinin kabul etmesi şartıyla, tebliğin memur vasıtası ile yapılması uygundur.

KARAR : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93‘üncü maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edilmesi öngörülmüş, aynı Yasanın 103’üncü maddesinde, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden mektubun geri gelmesi, başkaca sebeplerden dolayı tebliğin yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılması, 101 ‘inci maddenin son fıkrasında ise mektupların gönderilmesinde ilk fıkraya bağlı sekiz bent halinde sayılan adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın nazara alınması gerektiği kurallarına yer verilmiştir.

 

ZAMANAŞIMI, TERKİN, YASAKLAR, CEZALAR VE SON HÜKÜMLER

Zamanaşımı ve terkin

Tahsil zamanaşımı Vergi Usul Kanunu’nun 114 ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 102 maddelerinde yer almaktadır.

Ayrıca, Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde Zamanaşımının Mahiyeti, ve 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesinde Zamanaşımının kesilmesi hususlarına açıklık getirilmektedir.

Söz konusu Maddeler aşağıya alınmıştır.

 

VERGİ USUL KANUNU

Zamanaşımının Mahiyeti

Madde 113
Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır. Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.

Zamanaşımı Süreleri

Madde 114
Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.
Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar.
Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.

 

6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ USULÜ HAKKINDAKİ KANUN

 

Tahsil zamanaşımı:

 Madde 102 – Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.

Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.

 

Zamanaşımının kesilmesi:

Madde 103 – Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:

  1. Ödeme,
  2. Haciz tatbiki,
  3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
  4. Ödeme emri tebliği,
  5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
  6. Yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,
  7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
  8. Amme alacağının teminata bağlanması,
  9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
  10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.
  11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.

 

Zamanaşımının işlememesi:

Madde 104 – Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkân yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.

Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.

Tabii afetler sebebiyle terkin:

Madde 105 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzeyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili amme alacakları Cumhurbaşkanı kararıyla kısmen veya tamamen terkin olunur.

Bu madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde ilgili amme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır.

Bu madde şümulüne giren bir zararın mevcut olup olmadığı mahalli il veya ilçe idare kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak belirtilecek esaslar dahilinde ilgili amme idarelerince tespit olunur.

Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkür kanunun 105 inci maddesi hükümleri tatbik olunur.

Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin:

Madde 106 – (Değişik: 26/11/1980 – 2347/10 md.)

(Değişik birinci fıkra: 25/5/1995 – 4108/15 md.) Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Cumhurbaşkanı, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir.

(Ek: 3/12/1988 – 3505/25 md.) Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye yetkilidir.

Terkin selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara bırakabilirler.

“Devletin egemenlik hakkına dayanarak vergi koyma yetkisi olan vergilendirme yetkisi, sınırsız değildir. Devletin vergilendirme yetkisini kullanma sınırlarından biri de zamandır. Kanunda belirtilen sürenin dolmasıyla birlikte, devletin vergi alacağı ile mükellefin vergi borcu sona ermektedir. Vergi idaresi kimi zaman vergi alacağının ve vergi borcunun sona ermesini engellemek için çeşitli yollara başvurmaktadır. Zamanaşımını kesmeye yönelik uygulamalardan biri olan vergi dairelerince cüz’i tutarda yapılan ödemeler, çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında Danıştay Kararları doğrultusunda vergi dairelerince yapılan cüz’i tutardaki ödemelerin, zamanaşımı üzerindeki etkisi incelenmiştir.Mükellefin rızası olmadan yapılan bu ödemelerin Danıştay Kararlarından da hareketle zamanaşımını kesmeyeceği kanaatine varılmıştır.”

Yukarıda belirttiğimiz Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı kanun hükümleri ve Danıştay Kararları ile yine yukarıda belirttiğimiz açıklamalar, çerçevesinde vergi dairesinin mükellef hesabına girmiş olduğu küçük ödemeler ile ilgili işlemlerin zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde 9 ( dokuz ) günlük bir bayram tatilimiz vardı ve tatilden sonraki gün beyannamelerimizin son günüydü. Mükellefler tarafından  evraklar elimize geç geldiğinden dolayı beyanları yetiştirmemiz çok güçtü. Muhasebe Bilenler Topluluğu olarak kurucu – yöneticimiz Serkan TAVŞAN önderliğinde #beyanlaruzatılsın kampanyası başlattık ve Türkiye çapında ciddi anlamda meslek mensupları olarak sesimizi duyurduğumuzu düşünüyoruz. Bu süreçte birçok kişi, birçok muhasebe grupları ve gazeteler bize olan desteklerini esirgemediler. Herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Hürriyet gazetesi ekonomi sayfası ekibi bizi bu zorlu sürecimizde yalnız bırakmadığı, bizim bu olayımız dövizin birden yükseliş gösterdiği , hürriyet gazetesinin en yoğun  dönemlerinden biri olduğu halde biz meslek mensuplarına değer verip yalnız bırakmadığı için sayın;

 

Sefer LEVENT

Burak COŞAN

Dinçer GÖKÇE

Osman YENİLMEZ

Kübra GENÇ ‘ e tekrardan teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

Saygılarımla,

Tuğba ÇIKMAZ

Mali Müşavir