Ulkeleri Finansal Olarak Guclu Kılan Bir Cok Enstrumana Sahibiz Peki Sorun Ne

Bu Ülkenin “Finansal Açıdan” Ana Üç Büyük Problemi var.

 
1- Suni Gündemleri Bırakıp, Katma Değeri Yüksek Olan, İthalat Azaltıcı, İhracat Artırıcı Ürünler Üreterek, Yazılımda, Dijital alanda Dünya ile Yarışıp (Eğitim), Beyin Göçünü Engelleyip (Tabi ki Değer vererek, destek vererek, baskıyla değil 🙂 bunların akabinde de Tüm Dünya’da ihtiyac duyulan Her tür ürün için pazarlara ortak olacak yine Dünya’ya yayılmış Güçlü, Güvenilir Dünya Markaları Yaratıp Geçmişte yakalayamadığımız Gelişen Enstrümanları Bir Gün Dahi Gecikmeden Yakalamayı ve Doğru Adımlar ile Ülkemizi Geleceğe Taşımayı Memlekete Meselesi Haline Getirmek.
 
2- Suni Gündemleri Bırakıp, Katma Değeri Yüksek Olan, İthalat Azaltıcı, İhracat Artırıcı Ürünler Üreterek, Yazılımda, Dijital alanda Dünya ile Yarışıp (Eğitim), Beyin Göçünü Engelleyip (Tabi ki Değer vererek, destek vererek, baskıyla değil 🙂 bunların akabinde de Tüm Dünya’da ihtiyac duyulan Her tür ürün için pazarlara ortak olacak yine Dünya’ya yayılmış Güçlü, Güvenilir Dünya Markaları Yaratıp Geçmişte yakalayamadığımız Gelişen Enstrümanları Bir Gün Dahi Gecikmeden Yakalamayı ve Doğru Adımlar ile Ülkemizi Geleceğe Taşımayı Memlekete Meselesi Haline Getirmek.
 
3- Suni Gündemleri Bırakıp, Katma Değeri Yüksek Olan, İthalat Azaltıcı, İhracat Artırıcı Ürünler Üreterek, Yazılımda, Dijital alanda Dünya ile Yarışıp (Eğitim), Beyin Göçünü Engelleyip (Tabi ki Değer vererek, destek vererek, baskıyla değil 🙂 bunların akabinde de Tüm Dünya’da ihtiyac duyulan Her tür ürün için pazarlara ortak olacak yine Dünya’ya yayılmış Güçlü, Güvenilir Dünya Markaları Yaratıp Geçmişte yakalayamadığımız Gelişen Enstrümanları Bir Gün Dahi Gecikmeden Yakalamayı ve Doğru Adımlar ile Ülkemizi Geleceğe Taşımayı Memlekete Meselesi Haline Getirmek.
 
Fark Göremediniz değil mi 🙂 Adet olmuş böyle konuları hep üçe tamamlıyorlar bende hepsini bir araya toplayıp tekrar okunmasını sağlayarak algıyı güçlü vermeye çalıştım 🙂
 
Bunları yapamaz suni gündemler ile günü kurtarmaya çalışırsak Çokkkk Uzun yıllardır Dünya’nın En Büyük 16-17. Ekonomisi iken yine çooookkkk uzun yıllar buralarda patinaj çekmeye devam ederiz.
 
Evet Bunları yapmak için ciddi sorunlarımız da var ama şu da var ki Müthiş Enerjisi, Altyapısı, Başarılı insanları olan Dünya’da hatırı sayılır Önemli bir ülkeyiz. Ancak şu da var ki bu gücü kullanmakta sıkıntılar çektiğimiz de ortada.
 

İşin Özü : Suni Gündemleri Bırakıp, Yazılıma, Sanayiye, Üretime Yönelip, İthalatı Azalmayı, İhracatı Arttırmayı Memleket Meselesi Haline Getirip, Yatırımcıya Yolunacak Kaz Değil de Bu Ekonominin Can Damarı Olarak Bakar, Mali Müşavirleri de Bu Ekonominin Olmazsa Olmazı görürsek 🙂 (Kendimizi de araya katalım çünkü gelişim olacaksa biz Olmazsak olmaz. Vizyon Sahibi Olmak Bunu Gerektirir ve Dünya’da da bu böyledir 🙂 O Zaman Dünya’nın En Büyük Ekonomileri sıralamasında üst sıralara emin adımlar ile ilerleriz. 

En Büyük Hayallerim Arasında olan bir konu için artık Bugünden tezi yok çalışmalar başlatılmalı.
1- (İTHALAT) Ülke olarak İthal ettiğimiz ürünlerin listesini cıkarıp (Gümrükte tek tek GTİP Kodlarına kadar var) bunları üretmek için ham madde, taşıma ve teknik durumlarına göre bölge bölge ulkede seferberlik başlatılıp ithal ettiğimiz ürünlerin ülkemizde üretilmesi için yoğun bir gündem oluşturulmalı. İthal edilen ürünlerin ülkemizde üretilmesi döviz kazandırıcı bir işlemdir ve dövizin içeride kalmasını sağlayacaktır. Savunma Sanayisinde Son Dönemlerde Yaptığımız Takdir Edilecek ve buna ve aşağıdaki İhracat bölümüne güzel bir örnek olacaktır. 
2- (İHRACAT ve YATIRIMCIYA KAMU DESTEĞİ) Ülkemizin gerçekleri çerçevesinde kamuda bir kurum açılarak yeni pazarlar, İhracat yapabileceğimiz ülkeler ve ürünler konusunda hiç durmadan pazar araştırmaları yapılarak yatırımcıya yol gösterilmeli ve ihracat çalışmalarında da sonuna kadar destek olunmalı gerekirse her firmaya kamudan bir ihracat danışmanı atanmalıdır. Çünkü konuştuğum bir çok yatırımcı bu konuya bütçe ayıramadığı gibi pazar araştırması yapacak zamanının da olmadığından yakınmaktadır.
Yatırımcılarımızın, sanayicilerimizin önüne şu ülkede şu açıklar var, bu ülkenin acil şunlara ihtiyacı var gibi bilinçlendirici çalışmalar yapılıp önüne koyulur ise sanayiciye ve üretim tesisi kurmak isteyen yatırımcıya yol gösterilmiş, ihracat süreçlerine destek olunmuş olacaktır. Bu Sanayicinin ve Türk yatırımcısının önünü de açabilecek bir durum olarak karşımıza çıkacaktır.
Çünkü ülkemizde bu açıkları bulmak için emek sarf eden, bu alt yapıyı kuran firma sayısı cok az. Devlet eliyle buna yön verilirse yatırımcılar ya da yatırım yapmak isteyenler de bunun için ciddi çalışmalara başlayabilirler. Ufak büyük demeden ülkeye döviz sokan her yasal işlem baş tacı yapılmalı ve teşvik, vergi birçok açıdan yatırımcı desteklenmelidir. 

3- (YAZILIM) Neden yazılım çünkü şuan Dünya’da bir çok yazılım firmasının kasasında Merkez Bankamızdan daha fazla döviz rezervi bulunuyor. Başka bir şey söylemeye gerek var mı?
4- YABANCI YATIRIMCIYI ÜLKEYE GETİRMEK: Yukaridaki beklentilerimi Turk&Yabanci Firma ortakliginda da yapmak mumkun. 10 Yili askin suredir sadece yabanci menşeili firmalar ile calismam neticesinde şunu gordum ki: farkli ulkelerin profesyonelleri bir araya geldiginde harika bir sinerji yaratilabiliyor. Globallesen Dunya’da bunu yapmaktan kacinmamak, korkmamak gerekir. Bu taraflara Finansal ve Know how acisindan ciddi faydalar saglayacaktir. Fakat Ne yazık ki şunu da eklemeliyim şuan icinde bulundugumuz ortamda ülkemize gelip Türk Lirası kazanan firmaların, bunun yanı sıra yan sanayisi olmayan ürünleri (bunlari da ulkemizde gelistirmemiz sart) yurt dışından almak zorunda kalıp kur stabilizasyonunun olmadığı ortamlarda kazandığını da kur farkına verip ülkesine döviz götürememesi, yani kar edemeden ayrilmasi da uygun gorursunuz ki hic bir yatirimcinin istemeyecegi bir durum olacaktir. Bu konulara acil onlemler almamiz sarttir. Cunku Bunlar cozuldugunde yabanci yatirimcilar icin ciddi bir cazibe merkezi olacagimiz asikardir ve Turkiye’nin bunlari cozecek gucu ve iradesi herseyi gecelim damarlarindaki asil kanda dahi mevcuttur.

Ve Tabi Bu Geçişleri Hızlı Bir Şekilde Yapar isek Paramız Daha Değerli ve Güçlü, Dünya’da Saygınlığı Fazla, Dünya ile olan Entegrasyonu kuvvetli daha güçlü bir ülke yaratmış oluruz. Neden daha hızlı diyorum çünkü Dünya Ülkeleri yerinde saymıyor. Gezdiğim bir çok ülkede gördüğüm şudur ki: Güçlü dediğimiz tüm ülkeler bunların alt yapısını yüz yıllar önce kurmuş ve ihtiyaca göre sanayisini, bilimini, yazılımı yönlendirerek değerine değer katmaya devam ediyor.

Bu Ülke Hepimizin, Çalışmaya, Üretmeye, Birlik Olmaya ve Bu Gücü Doğru Kullanmaya İhtiyacımız var. Gelecek Nesiller Bizden Bunu Bekler! Tıpkı Dünya Devlerinin Önceki Nesillerinin Kırılma Noktalarında Yaptıkları Doğru Hamleler Gibi.

Bizler de Gelecek Nesillerin Selameti için Bu Kırılma Noktalarında Doğru hareket Edip Onlara Güçlü Bir Türkiye Bırakmak için Var Gücümüz ve Birlik Beraberliğimiz ile Bu Duruşu Sergilemek Zorundayız.

Bizim Gelecek Nesillere Önemli Bir Borcumuz Var. Onları Borçla Değil, Refah ile Karşılamak için Bu Borcu Zamanında Yerine Getirmemiz Gerekiyor. Yarın Çok Geç Olabilir…

Saygı ve Sevgilerimle
Mali Müşavir
Serkan ATASOY
Paylaş
Önceki İçerikTemmuz 2018 Beyan ve Bildirge Sürelerinin Uzatılmasını İster misiniz
Sonraki İçerikHesap Planı İngilizcesi (231-239 Arası)
Serkan ATASOY Kimdir: 1981 Ardahan Doğumlu olan Kurucu Yöneticimiz Mali Müşavir Sn. Serkan ATASOY (Çok soran oluyor diye yazalım soyadı değişikliğine gitti yani birçoğunuzun yakından tanıdığı Nam-ı diğer Serkan TAVŞAN) Grubumuzun Kurucu Yöneticisidir. 14.09.2007 de hayal ettiği mesleğin önemli bir eksiği olarak gördüğü, yardımlaşma, birlikte mücadele, meslektaşı ayrışmadan uzak tutup, paydayı sadece meslek ve meslektaş alacak bir anlayış ile meslektaşın bir arada kalmaktan mutlu olabileceği, aslında herkesin çalışma ortamlarında dertlendiği konularda yalnız olmadıklarını görebileceği, Anadolu tabiriyle damdan düşenin halinden damdan düşen anlar diye düşünerek mesleki yardımlaşmayı artırmayı hedeflediği hikaye bugün bu ortalama 150-200.000 civarı meslektaşa (Site, Facebook Grup, Sayfalar, İnstagram, Twitter, Linkedin, Youtube derken ) dokunanan bir oluşum haline gelmiştir. 2008 Yılından beri Mali Müşavirlik yapmakta olan Sn. ATASOY Yüksek Lisans Mezunu olup, Sırası ile Muhasebe Bürosu sonrası farklı sektörlerdeki Kobi ve Büyük Ölçekli firmalarda yöneticilik yapmış ve çok uzun yıllardır Uluslararası firmalar ile çalışmaktadır. Mesleki Mücadelesinde felsefesini sorduğumuzda ise şöyle açıklamaktadır: Bizler Mesleğimizi icra ederken müşterilerimizin işlerini canhıraş şekilde yapıyor belki de kendimizden tavizler veriyor ve genelde maalesef ki günü kurtarmaya çalışıyoruz. Aslında müşterilerimizin işleri dışında biraz da icra ettiğimiz mesleğimizin mücadelesinin içinde olup emek sarf edebilirsek ve bunu hep birlikte yapabilirsek o zaman önümüzde hiçbir güç duramayacaktır. Unutulmamalıdır ki eğer bu meslek olmaz ise biz bu müşterileri bulamaz ve bu paraları kazanamayız evet müşterilerimize gereken hizmeti mesleki etik kurallar ve gerektiği kadar vereceğiz ama sadece bunu yapar çekilir ve mesleki mücadeleden uzak durur isek zaman içerisinde yapacağımız bir meslek de kalmayacaktır. Düşüncesinin devamında her geçen gün büyüyen bir grup ile güçlü meslek ve güçlü meslektaş hayaline her geçen gün daha da yakınlaştığını düşünüyor ve daha güzel günler için tüm meslektaşları büyük küçük demeden mücadeleye davet ediyor. https://www.twitter.com/serkan__atasoy https://www.facebook.com/serkantavsan https://www.instagram.com/serkan__atasoy