E-Fatura ile Vergi Usul Kanunu Hükümleri Arasi Çelişkiler

E Fatura ve E Defter ile Vergi Mevzuatı arasındaki Çelişkiler

ELEKTRONIK FATURA ILE VERGİ USUL KANUNU HÜKÜMLERİ ARASINDAKI ÇELİŞKİLER

Elektronik fatura konusunda Vergi Usul Kanunu Hükümlerini bu makalemizde kısaca değerlendireceğiz.

GİRİŞ

Elektronik uygulamalar; bilgisayar, internet ve yazılım alanlarındaki gelişmelere bağlı olarak çok hızlı bir şekilde gelişmiştir. Bu uygulamaların muhasebe ve maliye alanındaki etki ve sonuçları hem yaygın hem de etkili olmuştur. Özellikle ticari hayatta e-fatura, e-arşiv fatura gibi kullanımların artması ile elektronik uygulamalar çok daha bilinir hale gelmiştir. Elektronik uygulamalar klasik muhasebe ve maliye uygulamalarında köklü değişimleri de beraberinde getirmiştir. İşlemlerin hızlanması, kolaylaşması, hataların azalması, denetimin kolaylaşması, kağıt israfının önlenmesi gibi olumlu sonuçları görülmektedir. Ancak her paradigma değişiminde olabileceği gibi insan unsurunun etkisinin azalması, bilgisayar ve yazılımların öngörülemeyen durumlara adaptasyon sorunu, bilgisayar ve internete bağımlılık gibi olumsuz sonuçları da bulunmaktadır.

Elektronik fatura uygulaması ile ticari hayat bir miktar daha kayıt altına alınırken belge kontrolü de kolaylaşmıştır. Kağıt faturalarda sıklıkla görülen aritmetik hatalar, fatura orjinalinin farklı, suretlerinin farklı olması gibi sahtecilikler, faturanın yolda kaybolması, karşı tarafa geç ulaşması veya hiç ulaşamaması gibi olumsuzluklar elektronik fatura ile ortadan kalkmıştır. Elektronik defter uygulamaları ile de defter yazdırma, defteri notere onaylatma, incelemelerde defterleri taşıma, defterleri uzun süre fiziki olarak saklama zorlukları gibi olumsuzluklar yok olmuştur. Elektronik defterlerin işlenmesi, saklanması, ibrazı, görüntülenmesi, kontrolü çok daha kolaydır. Bütün bu elektronik uygulamalar insanlara zaman kazandırması, hatasız işlem yapılmasına olanak sağlaması, kağıt israfını önlemesi gibi temel faydaları nedeniyle önemlidir.

Vergilendirme sürecinde Magna Carta keyfi vergi konulmasının önünde Kral’ın (bir anlamda Devletin) yetkilerinin sınırlandırılması mücadelesinin sonucudur. Keyfi vergisel uygulamalar, hukuka uygun olmayan vergisel yaptırımlar, yükümlülükler daima vergi mükelleflerinin tepkisini çekmiştir. Bu yüzden modern vergi sistemlerinin tamamında “vergilerin kanuniliği” ilkesi bulunmaktadır. Vergisel işlemler kanunlarla düzenlenmeli, yürürlükteki vergi kanunlarına uygun vergisel işlemler gerçekleştirilmelidir. Fiili durumların hukuki süreçlere uygun olmasının sağlanması gerekir. Aksi halde vergi idaresinin meşrutiyeti de sorgulanır hale gelecektir. Üstelik vergisel keyfi uygulamalar, vergilerde kanunilik ilkesinin çiğnenmesi vergi mükelleflerinin vergiye gönüllü uyumlarını da azaltmaktadır. Mükellef psikolojisini olumsuz etkileyecek düzenlemelerden, işlemlerden kaçınmak gerekmektedir. Mükelleflerde elektronik uygulamalara karşı hayatı kolaylaştırması, hız kazandırması gibi nedenlerle bir sempati bulunmaktadır. İleride ortaya çıkabilecek olumsuzluklar ve mükelleflerin karşı karşıya kalabileceği cezalar kolaylıkla bu sempatinin antipatiye dönüşmesine de neden olabilir.

Vergi Usul Kanunu elektronik uygulamalar için değil kağıt fatura, kağıt defter için kurgulanmıştır. Vergi Usul Kanunu hükümlerini esneterek, mükerrer maddeler, geçici maddeler ihdas ederek bu elektronik uygulamaları sisteme monte etmeye çalışmak başarılı sonuçlar vermemektedir. Bunun yerine Vergi Usul Kanunu’nun bütünüyle elektronik uygulamalara uygun bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi halde elektronik uygulamalarla getirilen yenilikler Vergi Usul Kanunu’nun pek çok diğer maddesi ile çelişecektir. Bu çelişkiler yargı mercilerine intikal ettirildiklerinde ortaya sağlıklı bir yapının çıkmayacağı da açıktır. Vergi kanunlarını zorlayarak elektronik uygulamaları vergi ve muhasebe dünyasına kazandırmak yerine bu uygulamaların sağlam bir hukuksal alt yapısını oluşturmak akla, mantığa ve bilime daha uygun bir yaklaşımdır. Burada temel itiraz argümanı teknolojinin hızlı gelişmesi nedeniyle hukuksal düzenlemelerin hızlı değiştirilmesi gerektiği ancak kanun yapma prosedürleri gereği bu hıza ulaşılamadığı noktasındadır. Hukuksal düzenlemeler katı olabileceği gibi belirli sınırlar içerisinde vergi idaresine esneklikte tanıyabilir. Sınırları hiç belli olmayan düzenleme yapma yetkisinin devri daha sonra vergisel işlemlerde vergi mükelleflerinin mağduriyetine yol açabilecek sonuçlar meydana getirebilmektedir. Bu sebeple elektronik uygulamaların sınırlarının kanunla çizilmesi hem idare hem de vergi mükellefleri için daha olumlu olacaktır kanaatindeyiz.

1. ELEKTRONİK FATURA

“Fatura” sözlük anlamı itibarıyla, ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, ölçüsünü, fiyatını, özelliklerini veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulasıdır[1].  Fatura kelimesi menşe itibarıyla Latince olup, Fransızcada “facture”, Almancada “factura”, İngilizcede “invoice” kelimeleriyle ifade edilmektedir[2]. “Fatura’nın Tarifi” başlıklı Vergi Usul Kanunu’nun (V.U.K.) 229’ncı maddesinde “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır” şeklinde bir tanım yapılmıştır.

Fatura; hem özel hukuk hem vergi hukuku hem de muhasebe hukuku bakımından olduğu gibi fiyat kontrolü ve tüketicinin korunması bakımından da önemli bir belgedir[3]. Faturanın VUK’nda ve TTK’nda düzenleniş biçimi gayesi ve sonuçları farklıdır[4].

VUK’un mükerrer 242’nci maddesinin 2 numaralı fıkrasında yer alan hükmün Maliye Bakanlığı’na verdiği yetkiye istinaden; düzenlenmesi, müşteriye verilmesi, müşteri tarafından da istenmesi ve alınması zorunlu olan faturanın, elektronik belge olarak düzenlenmesi, müşteriye elektronik ortamda iletilmesi ve elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilmesine ilişkin yapılan düzenlemeler ile oluşturulan e-fatura, yeni bir belge türü olmayıp, kağıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahiptir[5]. Elektronik fatura, kağıt faturanın elektronik ortamdaki hali olup, esasen kağıt fatura ne görev ifa ediyorsa elektronik fatura da o görevi ifa etmektedir. Hukuki anlamda meydana getirdiği hukuksal sonuçlar açısından elektronik fatura ile kağıt fatura arasında bir fark bulunmamaktadır. E-fatura, şekil hükümlerinden bağımsız olarak Vergi Usul Kanunu’na göre düzenlenmesi zorunlu olan belgelerde yer alan bilgileri içeren elektronik kayıtlar bütününü ifade etmektedir[6].

Elektronik faturada alıcının adı veya unvanı, alıcının vergi dairesi, vergi numarası, malın cinsi, miktarı, birim fiyatı, KDV oranı, KDV tutarı, fatura tarihi, fatura numarası,  varsa irsaliye tarihleri ve numaraları, versiyon numaraları, satıcının adı veya unvanı, satıcının vergi dairesi, vergi numarası gibi bilgiler bulunur. Elektronik fatura beş bölümden oluşmaktadır. Bunlar;

  1. a) Fatura Bilgileri: Fatura tipi, senaryo, irsaliye numarası, irsaliye tarihi, fatura numarası, fatura tarihi gibi bilgilerin bulunduğu bölümdür.
  2. b) Alıcı Bilgileri: Alıcının adı, unvanı, vergi dairesi, vergi numarası, adresi gibi bilgilerin bulunduğu bölümdür.
  3. c) Mal ve Hizmet Bilgileri: Malın cinsi, birimi, birim fiyatı, tutarı, miktarı, KDV oranı gibi bilgilerin yer aldığı bölümdür.
  4. d) Toplamlar: Kağıt faturaların alt kısmında bulunan dip toplamlar bölümünde yer alan ara toplam, KDV toplamı, Genel Toplam ve ödenecek tutar bilgilerini içeren alandır.
  5. e) Notlar: Elektronik faturaya ilave edilmek istenen bilgilerin serbestçe yazılabildiği metin alanıdır.

2. HUKUKİ DAYANAK

Elektronik faturanın hukuksal dayanağı VUK’tan kaynaklanmaktadır. 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun  5766 Sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile değişen Mükerrer 242 nci maddesinin 2 numaralı fıkrası ile Maliye Bakanlığı; elektronik defter, kayıt ve belgelerin oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafazası ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkili kılınmıştır. Ayrıca söz konusu fıkrada, Vergi Usul Kanunu ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerli olduğu; Maliye Bakanlığı’nın, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı’na VUK’un 242’nci maddesi ile sınırsız bir yetki verilmiştir. Oysa anayasamızın 73’ncü maddesi “Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır” demektedir. Yine anayasamızın 73’ncü maddesi “Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir” demektedir. Kısaca Bakanlar Kurulu’na bile sınırlı olarak verilen vergisel düzenleme yapma yetkisinin tek bir madde ile bütünüyle Maliye Bakanlığı’na bırakılması Anayasa’mıza aykırıdır.

05.03.2010 Tarih ve 27512 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 397 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu tebliği “elektronik fatura uygulama esaslarını” düzenlemektedir. Bu çerçevede, Vergi Usul Kanununun Maliye Bakanlığına tanıdığı yetkilere istinaden, yaygın olarak kullanılan belgelerden biri olan faturanın elektronik belge olarak düzenlenmesi, elektronik ortamda iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesine ilişkin usul ve esaslar bu Tebliğde açıklanmaktadır. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesi uyarınca fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflere bu Tebliğde getirilen usul ve esaslar çerçevesinde e-Fatura gönderme ve/veya alma izni verilmesi uygun görülmüştür. Kısaca elektronik fatura uygulamaları 397 sıra nolu VUK tebliği yönlendirmektedir.

Elektronik fatura uygulamasına kayıtlı mükelleflerin birbirlerine sattıkları mallar ve ifa ettikleri hizmetler için düzenledikleri faturaları elektronik fatura olarak göndermeleri ve almaları zorunludur. Elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan mükellefler kayıtlı olmayan mükelleflere yaptıkları mal teslimi ve hizmet ifası için genel hükümler çerçevesinde kağıt fatura düzenlemeye devam edeceklerdir.

Uygulamadan isteğe bağlı yararlanmak isteyen mükelleflerin, başvuru işlemlerini www.efatura.gov.tr internet adresinde yayımlanan başvuru kılavuzuna uygun olarak yerine getirmeleri gerekmektedir. E-fatura sistemine zorunlu olarak geçen mükelleflerde aynı şekilde ilk yıl için bir defaya mahsus olmak üzere başvuru yapacaklardır. İsteğe bağlı geçişlerde e-faturaya geçenler e-deftere geçmek zorunda değildirler.

3. ELEKTRONİK FATURA TERİMLERİ

397 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu tebliği elektronik faturaya ilişkin kavramsal çerçeveyi ortaya koymaktadır. Bu anlamda tebliğde yer alan terimler ve açıklamaları şunlardır:

Elektronik Kayıt: Elektronik ortamda tutulan ve elektronik defter ve belgeleri oluşturan, elektronik yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan en küçük bilgi ögesini,

Elektronik Belge: Şekil hükümlerinden bağımsız olarak Vergi Usul Kanununa göre düzenlenmesi zorunlu olan belgelerde yer alan bilgileri içeren elektronik kayıtlar bütününü,

Elektronik Fatura: Bu Tebliğde yer alan şartlara uygun olan ve elektronik belge (e-fatura) biçiminde oluşturulmuş faturayı,

E-Fatura Uygulaması: Başkanlık tarafından belirlenen standartlara uygun mesajların, taraflar arasında güvenli bir şekilde aktarılması imkanını sunan uygulamaların genel adını,

E-Fatura Portalı: e-Fatura Uygulamasına ait temel fonksiyonların, internet üzerinden genel kullanımını sağlamak amacı ile Başkanlık tarafından geliştirilen portalı,

HSM: Hardware Security Module-Donanımsal Güvenlik Modülü) İçerisine mali mühür sertifikası yüklenebilen ve birim zamanda akıllı karttan çok daha fazla sayıda işlem yapma kapasitesine sahip aracı,

Mükellefler e-Fatura düzenlerken, bu Tebliğde (397 Sıra Nolu VUK tebliği)  belirtilmeyen hususlarda süreler başta olmak üzere Vergi Usul Kanunu ve ilgili diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan usul ve esaslara uymak zorundadır. Vergi hukuku kaynakları arasında tebliğler kanunlardan aşağıda yer alır. Kısaca örneğin VUK madde 18’de yer alan süreler tebliğ ile değiştirilemez. Öncelik her zaman anayasada, sonra uluslararası anlaşmalarda, sonra kanunlardadır.

3.1. MALİ MÜHÜR

397 Sayılı VUK tebliğine göre e-Faturanın veri bütünlüğünün sağlanması ile kaynağının inkar edilemezliği Mali Mühürle ve 5070 sayılı Kanunla getirilen nitelikli elektronik sertifika ile garanti altına alınmaktadır. Elektronik imzanın ve Mali Mührün doğruluk ve geçerlilik kontrolünün ancak elektronik ortamda yapılabilmesi nedeniyle e-Faturanın kâğıda basılarak saklanması söz konusu değildir. Bu nedenle mükellefler, düzenledikleri ve aldıkları e-Faturaları, üzerindeki Mali Mühür veya elektronik imzayı da içerecek şekilde kanuni süreler dâhilinde kendi bünyelerindeki elektronik, manyetik veya optik ortamlarda muhafaza ve istendiğinde elektronik, manyetik veya optik araçlar vasıtasıyla ibraz edeceklerdir.

Mali mühür cihazları elektronik fatura, elektronik defter gibi e-uygulamaların hangi mükellefe ait olduğunu, hangi mükellef tarafından hazırlandığını ve veri bütünlüğünü sağlayan cihazlardır. Esasen iki tip cihaz bulunmaktadır.

1-Akıllı Kart ve Kart Okuyucu: 10-12 saniyede bir imza atan bir mali mühür cihazıdır. Sim kart benzeri bir parça flash disk benzeri cihaza takılarak kullanılır. E-fatura, e-defter uygulamasının kullanan mükelleflerin çoğunluğunun tercih ettiği cihazdır.

2-HSM Cihazı: Saniyede 40-45 imza atan bir mali mühür cihazıdır. Birim zamanda akıllı karttan çok daha fazla sayıda işlem yapma kapasitesine sahip olduğu için çok sayıda elektronik fatura düzenleyen mükellefler tarafından tercih edilmektedir.

4. E-FATURA KULLANMA YÖNTEMLERİ

Elektronik fatura kullanmakta mükellefler serbest bırakılmışlardır. Mükellefler 3 yöntem arasından kendi bünyelerine en uygun olan seçeneği seçebilirler. Yine mükellefler istedikleri zaman yöntemler arasında geçiş yapmakta serbesttirler. Ancak aynı anda iki yöntemin birlikte kullanılması mümkün değildir. Yöntemlerden hangisi seçilirse seçilsin düzenlenen elektronik fatura aynıdır. Elektronik fatura gönderme, alma, kullanma anlamında esasen yöntemlerin özü aynıdır.

  1. a) Portal Yöntemi: Bilgi işlem sistemlerinin entegre edilmesi sureti ile e-Fatura Uygulamasını kullanma konusunda yeterli alt yapıya sahip olmayan kullanıcıların uygulamadan yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla geliştirilen e-Fatura Portalı, e-Fatura Uygulamasına ait temel fonksiyonları bünyesinde barındırmaktadır. Kullanıcılar, e-Fatura gönderme ve/veya alma ile ilgili temel işlemleri, portal içerisinde sunulan arayüzleri kullanarak yapabileceklerdir. E-fatura portalı kullanım klavuzuna göre e-fatura uygulamasını kendi bilgi işlem sistemi aracılığı ile kullanma konusunda yeterli alt yapıya sahip olmayan kullanıcıların uygulamadan yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. e-Fatura Portalı, e-Fatura Uygulamasına ait temel fonksiyonları bünyesinde barındırmaktadır. Sisteme kayıtlı olan kullanıcılar, e-Fatura Portalı aracılığı ile;

1- UBL-TR Fatura formatına uygun e-fatura oluşturulabilir,

2- Oluşturulan e-faturalar sistemde kayıtlı kullanıcılara gönderilebilir,

3-Harici programlar aracılığı ile UBL-TR formatına uygun olarak oluşturulan, Mali Mühür ile onaylanan faturalar portala yüklenerek alıcısına gönderilebilir,

4- UBL-TR Fatura formatına uygun e-fatura alınabilir,

5- Gönderilen ve alınan e-faturalar elektronik ortamda arşivlenebilir.

e-Fatura Uygulamasını e-Fatura Portalı üzerinden kullanmak isteyenlerin ilgili Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen esaslara uygun biçimde Başkanlığa başvurmaları gerekmektedir. Başkanlıktan e-Fatura Uygulamasından yararlanma hususunda izin alan kullanıcılar e-Fatura Portalından yararlanabilecektir.

  1. b) Özel Entegrasyon Yöntemi: İsteyen mükellefler Başkanlıktan izin almış bir özel entegratör ile de anlaşabilir ve elektronik fatura uygulamasını özel entegrasyon yöntemi ile de kullanabilirler. Mükellefler, elektronik fatura gönderme ve alma işlemlerini teknik yeterliliğe sahip, Başkanlıktan özel entegrasyon izni almış mükelleflerin bilgi işlem sistemi vasıtasıyla da gerçekleştirebilirler. Mükellefin, elektronik fatura gönderip alma işlemini özel entegrasyon izni alan mükelleflere ait bilgi işlem sistemi vasıtasıyla gerçekleştirmesi, muhafaza ve ibraz ödevlerini ortadan kaldırmaz. Özel entegrasyon izni alan yazılım firmalarının listesi www.efatura.gov.tr internet adresinden yayımlanacaktır. E fatura uygulaması özel entegrasyon klavuzuna göre Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 397 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde değişiklik yapılarak; bilgi işlem sistemlerini entegre etmek suretiyle e-fatura uygulamasından yararlanma yöntemine, özel entegratör vasıtasıyla e-fatura uygulamasından yararlanma yöntemi de eklenmiştir.

Böylece faturalama ihtiyaçları farklılık gösteren veya çok sayıda fatura düzenleyen mükelleflere, kendilerine ait bilgi işlem alt yapısının yetersiz olması halinde teknik yeterliliğe sahip bir özel entegratörün bilgi işlem sistemi vasıtasıyla elektronik fatura alıp gönderebilme imkanı sağlanmıştır.

E-Fatura uygulamasına kayıtlı mükelleflerin, e-fatura uygulamasını özel entegratör aracılığıyla kullanmak istemeleri halinde özel entegrasyon izni almış mükelleflerle e-fatura gönderme ve alma konusunda sözleşme yapmaları gerekmektedir.

E-Fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflerin öncelikle e-fatura Uygulaması Başvuru kılavuzundaki adımlara göre mali mühür sertifikası ürettirmeleri, daha sonra özel entegratör kurumlar ile anlaşma yapmaları gerekmektedir.

Özel entegratör kurum; sözleşme imzaladığı mükelleflerin Başkanlığa elektronik ortamda bildirecek, Başkanlıktan olumlu yanıt alması halinde ilgili mükellefin kullanıcı hesabı Başkanlık tarafından aktif hale getirilecektir. Hesabı aktif olan mükellefler e-fatura gönderip almaya başlayabileceklerdir. Sözleşme gereği kullanıcı hesabı kapatılan mükelleflerin bilgileri aynı yöntemle elektronik ortamda Başkanlığa bildirilecektir.

Özel entegratör ile sözleşme imzalayan mükellefler, istemeleri halinde e-faturalarının özel entegratörün mali mührü ile onaylanarak alıcıya iletilmesini talep edebilirler.

Özel entegratör ile yapılan sözleşmede kullanıcı hesabı ile yapılabilecek işlemler açıkça belirtilerek taahhüt edilecektir.

E-Fatura Uygulamasını GİB portal yöntemi ile kullanan mükellefler özel entegrasyon izni almış bir mükellefle anlaşarak, özel entegratörün bilgi işlem sistemi üzerinden e-fatura gönderip almaya devam edebilirler. Bu durumdaki mükelleflerin GİB portal hesapları Başkanlık tarafından kapatılır.

Özel entegratör kullanıcı hesapları kapatılan mükelleflerin GİB portal hesapları, kapanış bilgisinin Başkanlığa iletilmesi üzerine yeniden açılır.

  1. c) Doğrudan Entegrasyon Yöntemi: 397 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında bilgi işlem sistemlerinin entegrasyonu yöntemiyle elektronik fatura uygulamasından yararlanan mükellefler, sistemlerini kesintisiz 7 gün 24 saat fatura ve ilgili mesajları alabilir ve gönderebilir halde açık tutmak zorundadırlar. 421 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu tebliğine göre mücbir sebepler dışında bu zorunluluğa uymayan mükelleflerin entegrasyon izinleri iptal edilecek olup, Başkanlık tarafından portal hesapları otomatik olarak açılacaktır. Entegrasyon izni iptal edilen ve portal hesapları açılan mükellefler isterlerse Başkanlıktan izin almış bir özel entegratör ile de anlaşabilir ve elektronik fatura uygulamasını özel entegrasyon yöntemi ile de kullanabilirler. Bilgi işlem sistemlerinin entegrasyonu yöntemiyle elektronik fatura uygulamasından yararlanan mükellefler, sistemleri üzerinde yapacakları bakım, onarım, gözden geçirme vb. işlemler nedeniyle sistemlerine erişim kesintiye uğrayacak ise bu kesintiden önceki üç işgünü içerisinde hangi tarihte ve ne kadar süreyle sistemlerinin kesintiye uğrayacağını Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirmekle yükümlüdürler. Kesinti süresi hiçbir surette iki günü aşamaz.

E-fatura uygulaması entegrasyon kılavuzuna göre Elektronik Fatura Uygulamasından entegrasyon yöntemi ile yararlanmak isteyen mükelleflerin www.efatura.gov.tr internet adresinde yayımlanan e-Fatura Uygulamasına kağıt başvuru kılavuzu veya e-Fatura Uygulamasına Elektronik Başvuru Kılavuzuna göre Başkanlığa başvuru yapmaları gerekmektedir. Başvuru sonrasında mali sertifikaları ve şifreleri tesliminin akabinde entegrasyon yöntemi için başvuru belgelerinden “Bilgi İşlem Sistem(BİS) Raporu” ve “Test Tanım Formu” www.efatura.gov.tr adresinden Entegrasyon İşlemleri bölümünden doldurulup Başkanlığa gönderilmesi gerekmektedir. Elektronik imza kullanmak isteyen gerçek kişi mükellefler elektronik imzaları ile BİS raporu ve test tanım formlarını yükleyebilirler.

BİS raporu Elektronik Fatura Uygulamasına entegre olacak donanım ve yazılımın anlatıldığı rapordur. BİS raporu şablonu www.efatura.gov.tr internet adresinde e-fatura Paketi dosyası içerisinde yer almaktadır. Test Tanım Formu ise Uygulamanın test ortamına bağlantı kuracağı sunucu ve istemci IP adresleri ile web servis uç noktalarını belirtildiği formdur. Test Tanım Formunun “Yazılım Standartları ve Nesne kılavuzuna” uygun olarak doldurulması gerekmektedir. Başvurusu uygun bulunan mükelleflerin entegrasyon testlerinde kullanacakları test hesapları Başkanlık tarafından tanımlanır ve mükellefe e-posta ile bildirilir. Mükellefler www.efatura.gov.tr adresinde yayımlanan “e-fatura Test Planı”na göre entegrasyon testlerini yapmaları gerekmektedir. Entegrasyon Test adımlarını başarılı bir şekilde tamamlayan mükelleflerin test hesapları kapatılır ve mükellef tarafından canlı ortama bağlantı kuracakları sunucu ve istemci IP adresleri ile web servis uç noktalarını belirttikleri “Canlı Tanım Formu” www.efatura.gov.tr adresinden Entegrasyon İşlemleri bölümünden doldurulur. Test hesaplarının açık kalmasını isteyen mükelleflerin ne kadar süre ile açık kalmasını belirttikleri yazılı başvuru üzerine bu talepleri Başkanlıkça değerlendirilir. Ancak test hesaplarının açık kalmasını isteyen mükelleflerin Canlı Ortam IP adresleri test ortamındaki IP adresleri ile aynı olamaz.

5. E-FATURA KULLANMA ZORUNLULUĞU

20.06.2015 tarihinde 29392 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 454 sıra numaralı VUK genel tebliğine göre; 421 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile zorunluluk getirilen mükelleflere ilave olarak aşağıda sayılan mükelleflere elektronik defter tutma ve e-fatura uygulamasına geçme zorunluluğu getirilmiştir.

  1. a) 2014 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler.
  2. b) 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan mükellefler. Bayilik lisansı olanlar, münhasıran bu lisansa sahip olmaları nedeniyle bu bent kapsamında değerlendirilmeyecektir.
  3. c) Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli III sayılı listedeki malları imal, inşa ve ithal eden mükellefler.

(a) bendindeki şartı, 2014 hesap döneminde sağlayan mükellefler 1/1/2016 tarihinden itibaren, 2015 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler ise ilgili hesap dönemine ilişkin gelir/kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihi takip eden hesap döneminin başından itibaren, (b) ve (c) bentlerinde sayılanlardan bu Tebliğin yayım tarihinden önce lisans alan veya mükellefiyet tesis ettirenler 1/1/2016 tarihinden itibaren, bu Tebliğin yayım tarihinden sonra lisans alan veya mükellefiyet tesis ettirenler ise, lisans aldıkları ya da mükellefiyet tesis ettirdikleri tarihi izleyen hesap döneminin başından itibaren elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçmek zorundadır. Bununla birlikte, lisans ya da mükellefiyet tesis tarihi ile izleyen hesap dönemi arasındaki sürenin üç aydan kısa olması halinde isteyen mükellefler bir sonraki hesap döneminin başından itibaren elektronik defter tutabilecekler ve e-Fatura uygulamasına geçebileceklerdir.

10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar ile iktisadi kamu kuruluşlarının bu Tebliğ kapsamında elektronik fatura uygulamasına geçme ve elektronik defter tutma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Bu Tebliğ kapsamında elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçme zorunluluğu getirilen mükellefler; tam bölünme, birleşme (devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşme) veya tür (nev’i) değişikliğine gitmeleri halinde devrolunan veya birleşilen tüzel kişi mükellefler ile tam bölünme veya tür (nev’i) değişikliği sonucunda ortaya çıkan yeni tüzel kişi mükellefler de e-Fatura uygulamasına geçmek ve elektronik defter tutmak zorundadır. Bu durumda uygulamalara geçme süresi hiçbir koşulda işlemin ticaret siciline tescil tarihini izleyen ayın başından itibaren 3 ayı geçemez.

6. GENEL OLARAK E-FATURA

421 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu tebliğine göre elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükelleflerin elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükellefler tarafından gönderilen elektronik faturaları almaları zorunludur. Bu zorunluluğa uymayan mükellefler hakkında Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinde belirtilen fatura almayan mükelleflere tatbik olunan cezai hükümlerin uygulanacağı tabiidir. Elektronik Fatura Uygulamasından yararlanan mükellefler fatura düzenlemeden önce muhatabın www.efatura.gov.tr internet adresinde yer alan kayıtlı kullanıcı listesine kayıtlı olup olmadığını kontrol edecekler, kayıtlı kullanıcı ise elektronik fatura, kayıtlı kullanıcı değilse kâğıt fatura düzenleyeceklerdir.

E-fatura uygulaması kılavuzuna göre Genel hatları ile tanımlamak gerekirse Elektronik Fatura Uygulaması, önceden tanımlanmış kullanıcıların UBL-TR standardında ve elektronik belge olarak düzenledikleri faturaları, belirlenen veri aktarım protokolü aracılığı ile gönderen taraftan alıcı tarafa iletimini sağlayan mesajlaşma alt yapısıdır. Uygulamayı kullanarak e-fatura düzenlemek isteyen mükellefler; yalnızca Uygulamaya kayıtlı olan kullanıcılara fatura düzenleyebilir. Aynı şekilde e-fatura almak isteyen mükellefler de yalnızca Uygulama üzerinden fatura düzenleyen mükelleflerden e-fatura alabilirler. Dolayısıyla e-fatura düzenlemek veya fatura almak isteyen mükelleflerin karşılıklı olarak uygulamaya kayıtlı olmaları gerekmektedir.

E-fatura uygulama kılavuzuna göre Etiket Mekanizması, bir fatura kullanıcısı için etiket VKN ile birlikte kullanıcının adresini belirtir. Nasıl ki kağıt faturada ev, iş veya değişik illerdeki adresimiz için cadde, sokak, il belirtilir, etiketin de e-fatura sisteminde görevi budur. Etiket bir kullanıcının elektronik olarak adresini VKN ile beraber belirtir.

Satıcı ile başlangıçta temel fatura gönderilmesi hususunda anlaştıktan sonra bu faturaya elektronik ortamda itiraz etme imkânınız yoktur. Bu tür bir faturaya ancak harici yollarla (yani kâğıt faturadaki gibi, örneğin noter aracılığı ile) itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. Temel faturanın yanlışlıkla tarafınıza gönderildiğini düşünüyorsanız fa­turaya harici yollarla itiraz etmeniz mümkündür.

Satıcı Ticari Fatura Senaryosunu alıcı ile anlaşmak suretiyle sonradan Temel Fatura Senaryosuna çevirebilir mümkündür veya tersine Temel Fatura Senaryosunu Ticari Fatura Senaryosuna değiştirebilir. Müşterinizle bir mal teslimi için ticari fatura, başka bir mal için ise Temel Fatura Senaryosuna göre anlaşmanıza hiçbir engel yoktur.

Temel Fatura Senaryosu, sadece e-faturanın gönderen sistemden alıcı sisteme ulaşma durumunu ele alan senaryodur.  Bu senaryoda kurum kendisine gönderilen e-faturada teknik (zorunlu alan eksikliği, veri bozulması, imza geçersizliği gibi) bir sorun yoksa e-faturayı kabul etmek zorundadır. Faturanın alıcısına kayıtlı ve güvenli bir biçimde ulaştırılması ile işlemin tamamlandığı varsayılmakla birlikte alıcılar fatura ile ilgili itirazlarını noterden ihtarname düzenlemek, kayıtlı elektronik posta adresinden bildirim yapmak gibi harici yollarla gerçekleştirebileceklerdir.

Temel Fatura Senaryosuna ek olarak ticari fatura senaryosunda, sistem üzerinden KABUL, RET veya İADE cevapları verilebilmektedir. Diğer bir ifadeyle; ticari e-fatura uygulaması, alıcıdan, kendisine gönderilen e-faturayı kabul edip etmeyeceğini yine sistem üzerinden bildirmesini istemektedir.

7. FATURA İLE İLGİLİ VERGİ USUL KANUNU HÜKÜMLERİ

Fatura ile ilgili hükümler Türk Ticaret Kanunu’nda ve Vergi Usul Kanunu’nda yer almaktadır. Bu hükümleri kısaca inceleyecek olursak şunları söyleyebiliriz.

Türk Ticaret Kanunu madde 21/1 hükmü gereğince, ticari işletmesi gereği bir mal satan, üreten, bir iş gören veya menfaat sağlayan tacir, talep üzerine fatura düzenlemek ve alıcı bedel ödemiş ise bu hususu da faturada göstermek zorundadır. E-fatura da notlar bölümüne bedelinin tahsil edildiği şeklinde bir ibare eklemek her zaman mümkündür. Kısaca kanun maddesi e-fatura ile uyumludur.

TTK m. 21/2’ye göre bir faturayı alan kişi, faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. E-fatura da ticari fatura sistem üzerinden, temel fatura ise noter, kayıtlı elektronik posta gibi harici yöntemlerle itiraz etmek fatura içeriğini ret etmek mümkündür. Üstelik e-fatura sisteminde fatura tarihi ve faturanın alındığı tarih ayrı ayrı gösterilmekte ve kayıtlanmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nda e-fatura konusunda görülen uyumu Vergi Usul Kanunu için söylemek pek mümkün değildir. Öncelikle fatura ile ilgili Vergi Usul Kanunu hükmünü inceleyelim.

Faturanın tarifi:

Madde 229

Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.

Fatura ile ilgili yukarıdaki hüküm incelendiğinde “müşteriye verilen” ifadesi dikkati çekmektedir. E-fatura da müşteriye verilen bir belge yoktur aksine müşteriye gönderilen elektronik bir belgeden söz edilebilir. E-arşiv fatura tebliğde alıcının istemesi halinde arşiv fatura çıktısının imzalı olarak alıcıya verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Fatura tanzim eden tâcir için senet mahiyetinde ve kesin delil niteliğindedir[7].

Vergi Usul Kanunu’nda fatura ile ilgili bir diğer maddeyi inceleyelim.

Faturanın Şekli:

MADDE 230 

Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:

  1. Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;
  2. Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
  3. Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;
  4. Malın veya işin nev’i, miktarı, fiyatı ve tutarı;
  5. Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.

Malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanması gereklidir. Bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu Madde hükmü ile 231 inci Madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir.

Şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak satın aldıkları malları kendilerinin taşıması veya taşıttırması halinde bu mallara ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması şartıyla sevk irsaliyesi aranmaz.)

Fatura ile ilgili bu madde değerlendirildiğinde “Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur” denildiğinden e-fatura da yer alan notlar, sipariş numarası gibi ekstra bilgiler açısından bir olumsuzluk görülmemektedir. Ancak söz konusu madde de temel fatura, ticari fatura ayrımına izin verecek bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası bilgilerinin e-faturada gösterilmesi zorunludur. Ancak e-faturada adres bilgisi olarak sadece mahalle/semt adı, ilçe ve ülke bilgilerinin yazılması zorunlu tutulmuştur. Kapı numarası, sokak, daire, bina, apartman bilgisi gibi adres bilgilerinin istenmemesi adres bilgisinin e-faturada eksik olması sonucunu doğurmaktadır.

Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası bilgisinin e-fatura da bulunması gerekir. Oysa tebliğlerle yapılan düzenlemeler ile e-fatura, e-arşiv fatura üzerine “İrsaliye yerine geçer” ibaresinin konulması halinde ayrıca irsaliye gerekmediği belirtilmektedir. Tebliğ ile kanun hükmü değiştirilmektedir.

Vergi Usul Kanunu’nda yer alan bir diğer kanun maddesini değerlendirelim.

Fatura nizamı:

Madde 231

Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur:

  1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir.
  2. Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.
  3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.
  4. Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur.
  5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.
  6. (Bu Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır.

Yukarıda belirtilen maddede yer alan “Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir” hükmü değerlendirildiğinde elektronik fatura da sıra numaraları sistem tarafından otomatik oluşturulmaktadır. E-arşiv fatura da her yıl yıl bilgisini de göstermek üzere “1” rakamından başlanarak numara verilmektedir.

“Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur” hükmü incelendiğinde elektronik fatura da esasen kalem veya daktilo gibi bir makine kullanılmamakta yazılım üzerinde gerekli veri girişleri yapılmaktadır. Ancak kanun koyucu burada esasen değiştirilmezlik özelliğini esas aldığından elektronik faturalarda mali mühür veya elektronik imzanın bulunmasının bu hüküm açısından yeterli olduğunu düşünmek uygundur.

“Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir” hükmü elektronik fatura için bir anlam taşımamaktadır. Elektronik faturaların sınırsız sayıda koyasının oluşturulması, çıktısının alınması mümkündür.

“Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur” hükmü değerlendirildiğinde en sıkıntılı hükmün bu madde de olduğu söylenebilir. Tebliğlerle mükelleflerin isterlerse özel entegratörlerin mali mühürlerini kullanabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu durumda faturadaki elektronik imza veya mühür iş sahibinin veya adına imzaya yetkili olmayan birine ait olmaktadır. Bu durumda düzenlenen e-faturanın geçersizliği her durumda iddia olunabilir veya en azından fatura nizamına uyulmadığından bahisle özel usulsüzlük cezası söz konusu olabilir. Yine tebliğ ile kanun karşı karşıya gelmektedir.

“Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır” hükmü esasen irsaliyenin faturaya bağlanma süresini göstermektedir. Özelge ile Maliye Bakanlığı geriye dönük elektronik fatura düzenleme süresinin 7 gün olduğunu duyurmuştur. Elektronik fatura sistemi üzerinde 7 günden daha önce bir süreye fatura düzenlenmesine izin verilmektedir.

“Fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur” hükmü değerlendirildiğinde mükellefin kayıtlı kullanıcılar listesini esas alarak e-fatura düzenledikleri bilinmektedir. Ancak yine de vergi dairesinin değişmesi gibi nedenlerle hatalı düzenlenmiş e-faturalar görülmektedir. Ayrıca 397 Sayılı VUK Tebliğinde “Mükellefler, e-Fatura Uygulaması kapsamında oluşturdukları elektronik belgelerde yer verdikleri bilgilerin gerçek duruma uygunluğunu sağlamaktan sorumlu olup, bu çerçevede Başkanlığın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır” hükmü yer almaktadır. Ticaret yaptığı şüpheli olan, mal alımı bulunmayan, üretimi olmayan veya üretim kapasitesi yetersiz bulunan mal girişlerini ispat edemeyen, ticarî defter ve belgelerine göre alışlarını ispat edemeyen kişi ve kuruluşların düzenledikleri faturalar geçerli kabul edilmemektedir[8].

Elektronik fatura düzenlenmesi gerekirken kağıt fatura düzenlenmesi durumunda Maliye Bakanlığı 421 Sıra Numaralı VUK Tebliğinde “5.4. Elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükellefler elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kâğıt ortamında fatura düzenleyemezler; düzenlemeleri halinde kâğıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır” hükmüne yer vermiştir. Konu yargıya intikal ettiğinde mahkeme fatura kağıt olarak düzenlenmiş gelir, kurumlar ve KDV vergileri usulüne uygun beyan edilmiş olup kağıt faturanın yok sayılması VUK Madde 3’te belirtilen “Vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti esastır” hükmü ile çeliştiğine karar vermiştir. 4 Nisan 2015 tarihli 447 No’lu VUK Tebliğ’nin 3. Bendinin son fıkrasında “Elektronik fatura uygulamasına dâhil olan mükelleflerin, elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükellefler tarafından gönderilen elektronik faturaları almaları zorunludur. Bu zorunluluğa uymayan mükellefler hakkında Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinde belirtilen fatura almayan mükelleflere tatbik olunan cezai hükümlerin uygulanacağı tabiidir” şeklinde hatalı olan 421 Sıra Numaralı VUK Tebliği hükmü değiştirilmiştir. 421 Sıra Numaralı VUK Tebliği’nde “5.6. Bu Tebliğ ile elektronik defter tutma zorunluluğu getirilen mükellefler kâğıt ortamında defter tutamazlar. Bu mükellefler kâğıt ortamında defter tutmaları halinde hiç defter tutmamış sayılırlar” hükmü yer almaktadır. Henüz bu hüküm için dava açılmamıştır.

8. SONUÇ

Vergi Usul Kanunu hükümleri kağıt fatura için düzenlenmiştir. Elektronik fatura ile ilgili düzenlemelerin tebliğlerle, özelgelerle yapılması kanun hükümleri ile daha alt düzenleyici metinler olan tebliğ, özelge gibi düzenlemeler arasında çelişkiler meydana getirmektedir. Vergi Usul Kanunu e-fatura uygulamaları açısından çok yetersizdir. E-fatura uygulamaları doğrultusunda Vergi Usul Kanunu revize edilmelidir. Aksi halde mükellefler ve vergi idaresi sürekli olarak karşı karşıya gelebileceklerdir. E-fatura uyuşmazlıkları artacak vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri, Danıştay bu konu ile yüzlerce, binlerce davaya bakmak zorunda kalacaktır.

Elektronik fatura uygulamalarının hukuksal düzenlemelerinin vergi hukukuna uygun bir şekilde düzenlenmesi oldukça yararlıdır. Esasen olması gereken durum budur. Tebliğler, klavuzlar, e-fatura sürecini yönlendirmede hızlı hukuksal düzenleme yapma yönünde vergi idaresine kolaylık sağlasa bile mükelleflerin haklarının korunabilmesi için olumsuz etkiler yapabilmektedir.

E-fatura görüntüleme aracı ile mali mührü doğrulanmamış bir faturanın kayıtlara alınmaması gerekmektedir. Ayrıca e-fatura görüntüleme aracı ile sorgulandığında ret yanıtı verildiği ortaya çıkan bir e-fatura ile, karşı tarafa ulaşmadığı anlaşılan bir e-fatura geçersizdir. E-arşiv faturaların ise kayıtlara alınmadan önce www-efatura.gov.tr adresinden “EFKS-Sorgu”, “E-Arşiv Fatura Sorgulama” bölümleri kullanılarak sisteme kayıtlı olup olmadığının tespiti gerekir.

KAYNAKÇA

 

Adnan, DEYNEKLİ (2006); “ Medeni Usul Hukukunda Senetlerin Üçüncü Kişilere Karşı İspat Şekli”, Ankara, Turhan Kitabevi, Sayfa 72.

Ahmet, ESEN (1989);  “Delil Çeşitleri”, Maliye Postası, Sayı:210, Haziran Sayfa 10.

Ejder, YILMAZ (1996); “Hukuk  Sözlüğü”, Ankara, Sayfa 258

Türk Hukuk Lügatı (1998); 4. Baskı,  Ankara,  1998, Sayfa 92;

Oğuz Kürşat, ÜNAL (2006); “Fatura ve İspat Kuvveti”, Bilge Yay., 4. Baskı, Ankara, Sayfa 3

Rüknettin KUMKALE(2013); “Bütün Yönleriyle e – Fatura ve e – Defter Uygulaması”, Seçkin Yayıncılık, Sayfa 74

Uğur DOĞAN (2013); “550 Soruda E-Fatura E-Defter”, Seçkin Yayıncılık, 3. Baskı, Sayfa 49

Yaşar KARAYALÇIN (1988); “Muhasebe Hukuku”, Ankara, s.66

Zeynel BALKIZ (1984); “Hukukumuzda Faturalar ve İspat Kuvveti”, Manisa Barosu Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 11, sayfa 8.

 

[1]Türk Hukuk Lügatı”, 4. Baskı,  Ankara,  1998, Sayfa 92; ile ayrıca  Ejder, YILMAZ (1996); “Hukuk  Sözlüğü”, Ankara, Sayfa 258

[2] Oğuz Kürşat, ÜNAL (2006); “Fatura ve İspat Kuvveti”, Bilge Yay., 4. Baskı, Ankara, Sayfa 3

[3] Yaşar KARAYALÇIN (1988); “Muhasebe Hukuku”, Ankara, s.66

[4] Zeynel BALKIZ (1984); “Hukukumuzda Faturalar ve İspat Kuvveti”, Manisa Barosu Dergisi, Y.3, S.11, s.8.

[5] Uğur DOĞAN (2013); “550 Soruda E-Fatura E-Defter”, Seçkin Yayıncılık, 3. Baskı, Sayfa 49

[6] Rüknettin KUMKALE(2013); “Bütün Yönleriyle e – Fatura ve e – Defter Uygulaması”, Seçkin Yayıncılık, Sayfa 74

[7] Adnan, DEYNEKLİ (2006); “ Medeni Usul Hukukunda Senetlerin Üçüncü Kişilere Karşı İspat Şekli”, Ankara, Turhan Kitabevi, Sayfa 72.

[8] Ahmet, ESEN (1989);  “Delil Çeşitleri”, Maliye Postası, Sayı:210, Haziran Sayfa 10.

S.M.Mali Müşavir

Selçuk GÜLTEN

3 YORUMLAR

  1. Okumaya Doyamadığım Harika Bir Kaynak Oldu ve Bu Kaynağı Muhasebe Bilenler Topluluğu Açılışı şerefine hazırlamış olmandan büyük onur duyuyorum Sn. Selçuk Gülten…

Comments are closed.