SİGORTA ŞİRKETLERİNDEN ALINAN HASAR BEDELLERİNİN KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

 

SİGORTA ŞİRKETLERİNDEN ALINAN HASAR BEDELLERİNİN KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

Günümüzde sigortacılık sektörünün gelişmesiyle birlikte işletmeler tarafından maddi kayıpları önlemek için kasko ve sigorta poliçeleri yaptırılmaktadır. Bilindiği gibi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat  ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV ‘nin konusuna girmemektedir. Uygulamada araç alım satım ve kiralanması faaliyetleri ile uğraşan mükellefler sigortalı araçlarının hasara uğradığı durumlarda söz konusu hasarı, dışarıdan hizmet alarak veya kendi imkânları ile yaptırılarak katlandıkları giderleri sigorta şirketlerinden tahsil edebilmektedirler.

TAZMİNATLARIN KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1.maddesinde ‘Türkiye’de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir. Denilerek ‘Ticari,sinai,zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ‘Her türlü mal ve hizmet ithalatı, Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler bu verginin konusunu teşkil eden işlemler olarak belirlemiştir. Maddeden de anlaşılacağı üzere kanuna göre vergi doğması için ortada bir teslim ve hizmetin olması gerekmektedir. Tazminat ise maddi ve manevi zarara karşı ödenen bedeldir. Tazminatlar mahiyeti üzerine bir teslim ve hizmete dayanmayan ödemeler olduğu için KDV’nin konusuna girmemektedir. Ancak bazı durumlarda tazminat adı altında yapılan ödemler bir teslim ve hizmet sonrası yapılabilmektedir.60 nolu KDV sirküsü kısmında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Şimdide 60 no.lu KDV Sirküleri Çerçevesinde Tazminatlar kısmını ele alalım.

Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 60 nolu Katma Değer Vergisi sirküsünde ; ‘Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV’nin konusuna girmemektedir.

Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV’nin konusuna girmemektedir.’

Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere KDV ‘ye tabi olmayacağı açıkça belirtilmiştir.

Lakin söz konusu sirkülerin tazminatları düzenleyen 1.2.1’nci bölümün son paragrafında: ‘Ancak, sigortalı mükellefin hasar gören eşyayı tamir ettirerek, adına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle tamir bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiği durumda, sigortalının, sigorta şirketi adına yaptığı ve KDV’ye tabi olan masrafların aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmektedir.’ Hükmü yer almakta olup söz konusu hükme göre sigortalı işletmelerin hasar gören eşyalarını tamir ettirerek firmalarına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle sigorta şirketlerinden yaptıkları tahsilatlar için yansıtma faturası düzenleyerek Kdv Hesaplamaları gerektiğini de açık bir şekilde ifade edilmektedir.

60 no.lu KDV sirkülerinin tazminatlar kısmını düzenleyen bölümde esas olarak iki farklı durum söz konusu olmaktadır. İkinci durum ,sigorta şirketinin nihai alıcı,sigotalının ise aracı olduğu durumlarda geçerlidir. Çünkü ilgili eşyanın sigortalı olması nedeniyle sigorta şirketlerine zaten prim ödenmekte ve sigortalı kurumlarca bu prim tutarı giderleştirilmektedir.Bu kapsamda meydana gelen hasarın sigorta şirketi tarafından giderilmesi gerekmekte olup sigorta şirketine hasarın giderilmesi amacıyla verilen hizmetler KDV ye tabi bulunmamaktadır. Bu hizmetlerin, sigorta şirketlerine bizzat hasar gören kurum tarafından kendi hasarını gidermek suretiyle verilmesi söz konusu durumu değiştirmemektedir.

Bir diğer durum ise tamir masraflarının asıl muhatabının kim olduğudur. Araç alım satılan ve kiralanması faaliyetleri ile uğraşan firmalar hasar gören araçlarının tamirine ilişkin alınan hizmetlerden faturalarını alıp yasal defterlerine gider olarak kayıt yapılmaktadır, Kdv yi ise indirim konusu yapmaktadır. Söz konusu faturalara istinaden gider olarak dikkate alınan tutarlar sigorta şirketlerinden tazmin edildiğinde sigortalı firmaların üzerinde gider kalmayacak olup sigorta şirketlerinden yapılan tahsilatlar gelir olarak dikkate alınılarak katlanılan tamir masraflarını nötürleyecektir.Böylelikle ortaya çıkan tamir masraflarının muhatabı sigorta şirketi olacaktır. Bu durumda mükelleflerin kendi yasal deflerine gider olarak kayıt yaptıkları tamir masraflarına ilişkin indirim yapılan Kdv’nin ne olacağı sorusu akıllara gelmektedir.60 no.lu Kdv sirküsündeki açıklamalara dayanılırak sigorta şirketlerinden yapılan tahsilatlar için yansıtma faturası düzenlenerek Kdv hesaplanarak daha önceden indirim konusu yapılmış Kdv’nin bu şekilde hâksiz indirime sebebiyet verilmemiş olacaktır.

Konu ile ilgili Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığınca verilen Özelge aşağıdaki gibidir.

‘İlgide kayıtlı dilekçenizde, hafif raylı sistem ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğunuz ve bu faaliyetiniz sırasında meydana gelen kazalar nedeniyle araçlarınızda oluşan, sigorta şirketince tespit edilerek banka hesabınıza yatırılan hasar bedellerinin katma değer vergisine tabi olup olmadığı ve söz konusu hasar bedelinin gelir kaydedilebilmesi için alınan banka dekontunun fatura yerine geçip geçmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Buna göre, bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları KDV nin konusuna girmemektedir. Bu durumda, sigortalının hasar gören eşya için sigorta şirketinden aldığı tazminat için KDV hesaplanması söz konusu olmayacaktır.

Ancak, sigortalı mükellefin hasar gören eşyayı tamir ettirerek, adına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle tamir bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiği durumda, sigortalının, sigorta şirketi adına yaptığı ve KDV ye tabi olan masrafların aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmektedir.’

Konu ile ilgili olarak İzmir vergi dairesi başkanlığınca vergilen özelge aşağıdaki gibidir.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; … işletmeciliği faaliyetinden dolayı basit usule tabi mükellef olduğunuz belirtilerek, sigorta şirketinden tahsil edemediğiniz katma değer vergisinin alınabilmesi için yansıtma faturası düzenlenip düzenlenemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.

Ancak, sigortalı mükellefin hasar gören eşyayı tamir ettirerek, adına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle tamir bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiği durumda, sigortalının, sigorta şirketi adına yaptığı ve KDV’ye tabi olan masrafların aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmektedir.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Her iki özelgeden de anlaşılacağı üzere sigorta şirketlerinden alınan tazminatların vergisel boyutu incelendiğinde işlemin mahiyetinin önemli olacağı kabul edilmektedir.

SİGORTALI FİRMALARIN ARAÇ TAMİRATINI KENDİSİ YAPMASI DURUMUNDA YANSITMA İŞLEMİ

Araç alım satım ve kiralama faaliyetleri ile uğraşan mükellefler kendi atölyelerinde araç tamir bakım hizmeti yapmaktadırlar. Bu uygulamada mükellefler kendi kendilerine fatura kesmek suretiyle Kdv hesaplamak ta ve diğer taraftan gider hesaplarıyla Kdv yi indirim konusu yapabilmektedirler. Bu gibi durumlarda kendi adlarına düzenledikleri faturaları sigorta şirketlerine ibraz ederek fatura tutarını tahsil edebilmektedirler. Bu durumlarda yapılan tahsilatlar için yansıtma faturası Kdv hesaplanması konusunda terettürler oluşmaktadır. Bu konuda mükellefler sigorta şirketinin sorumluluğunda olan tamir masraflarını kendisi gidermek suretiyle sigorta şirketine bir hizmet vermiş olup hizmetin dışardan alınması veya sigorta şirketinden bizzat hasar gören kurum tarafından kendi hasarını gidermek suretiyle verilmesi bu durumu değiştirmemektedir. Mükelleflerce hasara uğrayan araçlarının tamiratını kendi imkanları ile yapılıp sigorta şirketlerinden söz konusu tamiratlara ilişkin tahsilat yapıldığında fatura düzenleyip Kdv hesaplanması gerekmektedir.

Konu ile ilgili olarak Ankara  Vergi Dairesi Başkanlığınca Vergilen Özelge aşağıdaki gibidir.

‘’İlgide kayıtlı dilekçenizde, Teşekkülünüze bağlı … ait ünitelerde sel ve su basması sonucu meydana gelen hasarın kendi olanaklarınızla giderildiği, söz konusu hasarla ilgili olarak sigorta şirketince tespit edilen hasar bedelinin tarafınıza ödendiği, bu hasarın giderilmesi ile ilgili olarak yapılan harcama tutarı için sigorta şirketi adına düzenlediğiniz faturada KDV hesaplandığı, ancak hesaplanan KDV tutarının sigorta şirketi tarafından ödenmediği belirtilerek söz konusu hasarla ilgili olarak düzenlenen faturada KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

Dolayısıyla, meydana gelen hasarın sigorta şirketi tarafından giderilmesi gerekmekte olup sigorta şirketine hasarın giderilmesi amacıyla verilen hizmetler KDV’ye tabi bulunmaktadır. Bu hizmetlerin, sigorta şirketine bizzat hasar gören kurum tarafından kendi hasarını gidermek suretiyle verilmesi bu durumu değiştirmemektedir.

Buna göre, Teşekkülünüze bağlı … ait ünitelerde sel ve su basması sonucu meydana gelen hasarın kendi olanaklarınızla giderilmesi sonucu sigorta şirketine verilen hizmetler KDV’ye tabi bulunmakta olup, bu işlemle ilgili olarak sigorta şirketine düzenleyeceğiniz faturada, toplam tutar üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Açıklanmasına yer verilmiştir.’’

 

KAYNAKLAR;

1.3065 Saylı Katma Değer Vergisi Kanunu

2.60 no.lu KDV Sirküleri

3.03.01.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.38.15-01-KDV-20-52-1 sayılı özelge

4.05.08.2014 tarih ve 67854564-105-460 sayılı özelge

5.18.05.2010 tarih ve B.07.GIB.4.6.17.01-KDV-2010-14030-02-373 sayılı özelge

 

Mali Müşavir

FATMA ACAR KASIM