Coronavirüs Nedeniyle Bağımsız Denetime Tabi Olma Limitleri Bu Yıl Artırılmasın…

Coronavirüs Nedeniyle Bağımsız Denetime Tabi Olma Limitleri Bu Yıl Artırılmasın...
Coronavirüs Nedeniyle Bağımsız Denetime Tabi Olma Limitleri Bu Yıl Artırılmasın...

Coronavirüs Nedeniyle Bağımsız Denetime Tabi Olma Limitleri Bu Yıl Artırılmasın…

 

Bilindiği gibi Ülkemiz ve tüm dünya devletleri Covid-19/Coronavirüs denilen Pandemiyi yaşamaktadır.
Coronavirüs, dün itibariyle dünya genelinde  222 ülkede toplam 5 milyon 792 bin 253 kişide vaka tespit edilmiş, 357 bin 467 kişi hayatını kaybetmiş, 52 bin 974 kişi kritik durumda olup, 2 milyon 498 bin 730 kişi iyileşmiş, 2 milyon 936 bin 56 kişi tedavi sürecindedir.
Türkiye’mizdeki iyileşme sürecini zaten hep birlikte izlemekteyiz. Rakamlarımız umut verici olup, tedbirleri elden bırakmadan normalleşme süreçlerine adım adım ilerlemekteyiz. Bu arada bu süreçte hayatını kaybedenlerimize ve geçmişlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, Mekânları cennet olsun İnşaAllah…
Bu mücadelede  başta sağlık çalışanlarımızın tamamı ile Mali Müşavir Meslektaşlarımızın tamamı, kayıp vermelerine rağmen ve çok yüksek risk ortamlarında çalışmaları takdire şayandır.
120 bin Mali Müşavir Meslektaşlarımız ile çalışanlarıyla birlikte 500 bin kişilik uzman kadro ile devletimizin vergi gelirlerinde herhangi bir kayba sebep vermeden hazineye gelir sağlamaktadırlar.
Her bir meslektaşımıza ve çalışanlarına, sağlık çalışanlarımıza ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum…
İşin birde ekonomi boyutu vardır…
Bundan sonraki günlerde daha ziyade ülkemiz ticari hayatının canlandırılması için topyekûn mücadele etmesi gerekmektedir.
Gerek devlet, gerek iş dünyası ve gerekse çalışanlar olarak fedakârlık zamanıdır. Ancak, bu fedakârlık her kesim tarafından olursa başarılı oluruz.
Fakat, daha öncede yaşadığımız gibi, insanımızın ekonomik bakımından zor duruma düştüğü zamanlarda fırsatçılık, karaborsacılık ve stokçuluk yapan kesimleri tespit edip, engel olma görevi devletindir. Hemen üzerine gitmeli ve aman vermemelidir. Bunu yapmaya çalıştığı gibi, piyasaları gözetlemeye ve denetlemeye devam etmelidir.
Devlet, bütçesini kullanırken, hele şu aralar çok daha dikkatli ve özenli hareket etmelidir…
Devlet, bazı gelir garantili ödeme yükümlülüklerini, taahhütlerini öteleyerek, kendisine finansman sağlamalıdır. İhracatının daha fazla olması temennisiyle, ithalatın kabul edilebilir seviyede olabileceği daha bir müddet kolay olamayacağı görülmektedir.
İş dünyasının, işçi çıkartmasını engellemek güzel olmakla beraber, ne zamana kadar sürdürülebilirliği daha önemlidir.
İş dünyasının canlandırılması, istihdamın artırılması, ihracatımızın hedefine ulaşması için devletimiz de daha iyi kararları almak ve uygulamak zorundadır. Başarı buna bağlıdır. Başta Tarım, hayvancılık, imâlat sanayii, turizm vs. acilen harekete geçirilmelidir… Yani, üretmeliyiz, üretmeliyiz, üretmeliyiz… Üretmeyen, sadece tüketen sonunda hep borç alır, borç alan da emir alır…
Dünya ekonomisi ne olursa olsun, önce bizim yurtiçi ekonomimizin iyi olması ve kalkındırılması daha önem arz etmektedir.
Belki bazı kişiler; “dünya ile entegresin, dünya ekonomisi olmadan ülke ekonomisini nasıl kalkındırabilirsin” diye soru soranlar olabilir. Bunun yolları vardır. Bir Atasözümüzle cevap verebilirim; “At binenin (iş bilenin), kılıç kuşananın”dır…
Coronavirüs sürecini yaşadığımız bu günlerde başka bir çarpıcı örnek vermek isterim.
Gözümüzde büyüttüğümüz  ve sözde ileri, medenî devletler vardı ya, hatırlayın… Covid-19 pandemi sürecinde ne kadar geri oldukları çıktı ortaya. Sadece sağlık sistemleri çökmekle kalmadı, yönetim beceriksizliği ile insanlıklarının da  iflâs ettiği, konkordato ilân ettikleri görüldü. Yaşlılarını huzurevlerinde, bakımevlerinde ölüme terk ettikleri, sözde ortak menfaat için biraraya gelen devletlerin kurdukları oluşumlar (Avrupa Birliği ! gibi…) birbirlerine sırt çevirerek hiçbir yardımda bulunmadılar. Bizler bunları ibretle gözlemledik…
Dolayısı ile, ekonomimizi canlandırmak için tedbirlerin daha rasyonel, hayâlden uzak alınarak uygulanması ivedilikle gerekmektedir. Aksi takdirde ekonomimiz, istenmeyen zararlarla karşı karşıya kalabilir.
Aslında birbirimizi destekleme zamanıdır.
Ötekileştirmeden, kırmadan bunu başarmalıyız. Türkiye’de coronavirüsün umut verici olarak iyiye gitmesinde milletimizin fedâkârlığı unutulmamalıdır. Her türlü imkânlarını ortaya koymuştur. Hiçbir ekonomik başarı yoktur ki, milletin desteği, çalışması, inanması, güvenmesi, fedâkârlığı olmadan başarılsın…
Biz; Türkiye’de ilk olan, Bağımsız Denetçiler Dernekleri Federasyonu’muz (www.badef.org.tr) olarak diyoruz ki, ekonomimizi ayakta tutmamız ve  bizden de bir katkı olması için, bu yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Limitleri ARTIRILMASIN… 28/05/2020
 
Dr. Şakir SÜLOĞLU
Bağımsız Denetçi / Mali Müşavir / CICP
BAĞIMSIZ DENETÇİLER DERNEKLERİ FEDERASYONU BAŞKANI
www.badef.org.tr

https://www.facebook.com/muhasebebilenlertoplulugu/