KIYMETİ DÜŞEN MALLARDA DEĞERLEME VE İMHA İŞLEMLERİ

 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 278 nci maddesinde kıymeti düşen mallarda değerlemenin nasıl yapılacağı  hüküm altına alınmış olup;  aynı kanuna eklenen ve 27/03/2018  tarihinde yürürlüğe giren 278/A maddesinde de bozulma, çürüme veya son kullanma tarihinin geçmesi gibi nedenlerle imha edilmesi gereken emtialarla ilgili  imha işlemleri süreklilik arz eden mükelleflerin yapması gereken işlemleri düzenlemiştir.

496 sıra nolu Vergi Usul Kanunu genel tebliğinin birinci bölümünde Yangın, deprem ve su basması gibi âfetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde kıymeti düşen emtianın VUK 278 nci maddesi hükümlerine göre nasıl değerleneceği aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

  • İmha Edilen Emtianın Değerinin Takdir Komisyonu Tarafından Tespit Edilmesi

Yangın, deprem ve su basması gibi doğal afetler nedeniyle veya bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi nedenlerle iktisadi kıymetin imha edilmesinin gerektiği hallerde, emsal bedel ile değerlenecek olan iktisadi kıymet değerinin VUK 267 nci  maddesinde belirtilen ortalama fiyat veya maliyet bedeliyle belirlenmesi mümkün olmadığından, bu kıymetlerdeki değer düşüklüğü bu maddenin üçüncü sırasına göre takdir komisyonu marifetiyle tespit edilir.

  • Emtianın İlgili Bakanlık Veya Yetkili Kurum Görevlilerinin Yer Aldığı Bir Komisyon Nezdinde İmha Edilmesi

Kıymeti düşen emtiadan; son kullanma tarihinin geçmesi veya kalite standartlarına uygun olmamaları ya da çevreye ve insan sağlığına zarar verecek nitelikte olmaları gibi nedenlerle imha edilmesi gerekenler bakımından imha işleminin, esas itibariyle, takdir komisyonu nezaretinde gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir.

Ancak Bu gibi imha edilmesi mecburiyeti bulunan emtianın emsal bedelinin takdir komisyonunca kısa ve belirli bir zamanda takdirinin mümkün olmamasına bağlı olarak; takdir komisyonuna başvurulmaksızın ilgili bakanlık veya yetkili kurum görevlilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde tutanakla tespit edilmek suretiyle malların imha edilebilmesi de mümkündür.

Bu durumda, imha edilecek emtianın niteliğine göre, ilgili mevzuat gereği yetkili bakanlık veya kurum görevlileri ve bu emtiayı imha etmeye yetkili müessese ile mükellefin temsilcilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde imha edilmesi ve imha işleminin tutanağa bağlanması gerekmektedir.

Mükelleflerce bu şekilde gerçekleştirilen imha işlemine ilişkin düzenlenen tutanağa dayanılarak gerekli yasal kayıtlar yapılır. Değer düşüklüğünün yasal kayıtlara intikal ettirilebilmesi için ayrıca takdir komisyonu kararına gerek bulunmamaktadır.

  • Yurt Dışında İmha Edilen Emtianın Durumu

İhraç edilen emtiadan ticari sebeplerle iadesi gerekenlerin geri getirilme maliyetinin yüksek olması veya hukuki nedenlerle geri getirilememesi ya da bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi nedenlerle imha edilmesinin gerekmesi durumunda, söz konusu emtianın imha edildiğine ilişkin ilgili ülke mevzuatına göre gerekli belgeler düzenlenir. Bu belgelerle ilgili,  takdir komisyonu tarafından verilecek karara istinaden gerekli yasal gider veya maliyet kayıtları yapılır.

  • Ambalaj Malzemelerinin Durumu

VUK 275 nci maddesine göre ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi gereken emtiada, ambalaj malzemesinin bedeli imal edilen emtianın maliyet bedeli içerisine dahil edilmektedir. Kıymeti düşen emtianın ambalaj malzemesi ile birlikte imha edilmesi durumunda, emtianın maliyet bedeli içerisinde yer alan ambalaj malzemesi bedeli de bu madde  kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

İmha edilen emtianın ambalaj malzemesinin imha edilmemesi ve hurda olarak tekrar kullanılabilecek nitelikte olması halinde, söz konusu malzemelerin emsal bedelle değerlenerek kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir.

  • Kıymeti Düşen Emtiada Oluşan Değer Düşüklüğünün Gider Olarak Dikkate Alınacağı Dönem

Takdir komisyonu kararının ,

– İlgili bakanlık veya yetkili kurum görevlilerinin de yer aldığı komisyon nezdinde imha işlemine ilişkin olarak düzenlenen tutanağın ,

– Yurt dışında gerçekleştirilen imhalara ilişkin olarak ilgili ülke mevzuatına göre düzenlenen belgelere istinaden verilen takdir komisyonu kararının,

mükelleflere bildirildiği tarih itibariyle değer düşüklüğü belli olduğundan, emtianın maliyet bedeli ile emsal bedeli arasındaki farkın, takdir komisyonu kararının veya tutanağın tebliğ edildiği dönemde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.

496 sıra nolu VUK genel tebliğinin ikinci bölümünde ise bozulma, çürüme veya son kullanma tarihinin geçmesi gibi nedenlerle emtianın kıymetinin düşmesi ve bu durumun süreklilik arz etmesi hallerinde,  emtianın imha işlemlerinin VUK 278/A maddesine göre nasıl yapılacağı aşağıdaki şekilde açıklanmıştır

Son kullanma tarihinin geçmesi nedeniyle iade alınan raf ömrü çok kısa gıda maddeleri ile bozulma veya son kullanma tarihinin geçmesi nedeniyle iade alınan ilaç ve benzeri maddelerin çevreye ve insan sağlığına zarar verecek nitelikte olmaları nedeniyle, hızlı bir şekilde, bekletilmeksizin imha edilmesi zorunluluğu doğabilmektedir.

 1- Uygulama Kapsamındaki Mal Grupları

– Her türlü et ve et ürünleri (kıyma, pastırma, sucuk, salam, sosis gibi),

– Her türlü süt ve süt ürünleri (peynir, yoğurt, ayran, kaymak,  tereyağı,  gibi),

– Yumurta,

– Taze sebze ve meyve,

– Pasta, kek, börek, ekmek gibi her türlü unlu mamuller,

– İlgili Bakanlık tarafından ruhsatlandırılan veya ithaline izin verilen insan ve hayvan sağlığı için kullanılan her türlü ilaç ve benzeri emtia bu uygulamadan yararlanabilir.

2- Uygulamadan Yararlanabilecek Mükellefler

Bu uygulamadan, münhasıran kazançları bilanço usulüne göre tespit edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vergi idaresine yazılı başvuru yaparak yararlanabilir. Şu kadar ki, bu mükelleflerin  yapacakları  başvuru tarihinden önceki son hesap dönemine ait bilançolarında yer alan rakamlardan net satışları ile aktif büyüklüğünün aritmetik ortalamasının 10.000.000 TL’nin veya öz sermaye büyüklüğünün 5.000.000 TL’nin üzerinde olması gerekmektedir.

Bu uygulamadan yararlanmak isteyen mükelleflerin yazılı başvuruları, vergi idaresi tarafından değerlendirilir. Vergi idaresince uygulamadan faydalanmasına karar verilen mükelleflere, başvurulan her bir ürün itibarıyla imha oranı tespit edilir.

Mükellef tarafından kabul edildiği yazılı olarak bildirilen bu imha oranları, mükellefin kabul tarihinden itibaren uygulanmaya başlar. Mükellefler tarafından kabul edilmeyen imha oranlarına konu emtia için, VUK 278 nci maddesi hükümlerine göre değerleme yapılır.

 3- İmha Oranının Uygulanması

Vergi idaresi ile başvuruda bulunan mükellef arasında tayin olunan imha oranı mükellefin kabul beyanında bulunduğu hesap dönemi ve bu hesap dönemini izleyen beşinci hesap döneminin sonuna kadar (imha oranının iptali durumu saklı kalmak üzere) geçerlidir. Şu kadar ki, mükelleflerin işe başladıkları ilk yılda madde hükmünden faydalanmak için başvuru yapmaları halinde, tayin olunan imha oranı, kabul beyanında bulunulan tarihi takip eden üçüncü hesap döneminin sonuna kadar geçerlidir.

İmha oranının tayinini müteakiben imha işlemlerinde, mükelleflerce, her bir ürün itibariyle imha edilen emtianın emsal bedeli sıfır olarak kabul edilmek suretiyle söz konusu emtia değerlenir.

Vergi İdaresince belirlenen  oranı aşan imha işlemlerine konu emtia, 213 sayılı Kanunun 278 inci maddesi hükmüne göre değerlenir.

Bu uygulamadan faydalanan mükelleflerce, her yıl, ilgili olduğu yıla ait gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi içinde, her bir ürün itibariyle hazırlanacak imha oranı yıllık takip raporu bir dilekçe ekinde vergi idaresine ibraz edilir.

Mükellefler mevcut bir imha oranının yenilenmesi veya revize edilmesi talebinde bulunabilir. İmha oranının yenilenmesi talebi, en geç mevcut imha oranının geçerlilik süresinin bitiminden dokuz ay önce vergi İdaresine, dayanak bilgi ve belgelerle birlikte yapılır.

 4- İmha Oranlarının İptali

Aşağıda belirtilen durumlarda, Vergi İdaresi, tayin olunan imha oranlarının geçerliliğini tek taraflı olarak iptal edebilir:

  1. a) Mükellefin imha işlemine ilişkin belgelendirme prosedürlerine uymaması,
  2. b) Mükellef tarafından gerek başvuru esnasında gerekse sonraki aşamalarda (imha oranı yıllık takip raporu dâhil) ibraz edilen bilgi ve belgelerin eksik, yanlış veya yanıltıcı olduğunun anlaşılması,
  3. c) İmha oranı yıllık takip raporunun süresinde verilmemesi,
  4. d) İdare tarafından imha oranlarının revize edilme talebinin mükellef tarafından kabul edilmemesi.

 

Saygılarımla;

Yeminli Mali Müşavir

     Musa İNCİ