KDV İadesi Nedir ?

 KDV iadesi, devletin vergiye tabi olan mükelleflere sunmuş olduğu bir istisna veya teşvik diyebiliriz. Tabi her vergiye tabi mükellef bu istisnadan yararlanabiliyor mu ?

KDV iadesinden yararlanan mükellefler Maliye Bakanlığınca 1984 yılında uygulamaya başlanan KDV kanununa istinaden ortaya çıkan KDV Genel uygulama tebliğinde belirtilmiştir. Peki kimler KDV iadesinden yararlanır. Günümüzde en çok karşılaştığımız KDV iadesi konulardan bir tanesi indirimli orana tabi teslimlerdir.

Şöyle kısaca anlatmak gerekirse; KDV iadesini vergiye tabi olan bir fırıncı, ekmeğini üretmek için; un, yağ, tuz, elektrik, su, doğalgaz gibi hammadde ve genel gider kullanarak ekmeğini üretip perakendeciye satıyor. Peki üretici veya fırıncı bu ekmeği üretirken ne yaptı almış olduğu ticari mal ve hizmetleri %8 ve %18 olarak bir bedel karşılığında satın alıyor. Fırıncı bu ekmeği satarken %1 KDV oranında olarak perakendeciye satıyor. İşte tam bu noktada fırıncı fazla ödemiş olduğu %7 ve % 17 KDV’ni iadesini geri alma işlemine KDV iadesi diyoruz.

KDV’nin yapısında yer alan indirim ve mahsup mekanizması, son tüketici dışındakilerin üzerinde vergi kalmamasını amaçlıyor. Üretim-dağıtım zincirinin arasında yer alan birimler ödediği vergiyi tahsil ettiği vergiden düşerek verginin üzerlerinde kalmasını engellemeye çalışırlar. Anlayacağınız, KDV’de amaç vergi yükünün son tüketicinin üzerinde kalmasıdır.

Ancak çeşitli nedenlerle bu her zaman mümkün olamıyor. Bazı faaliyet türlerinde mal veya hizmetin satışında KDV uygulanmıyor ya da düşük oranlı KDV uygulanıyor. İşte bu tür durumlarda satıcı kendisinden önceki aşamada yüklendiği KDV’yi yansıtamıyor. Yani vergi üzerinde kalıyor. Bazen de alıcı yasal zorunluluk gereği KDV’nin bir kısmını satıcıya ödemez; onu adına vergi dairesine yatırır. İşte bütün bu durumlarda KDV iadesi söz konusu oluyor. Bu durumların tamamını kapsamak üzere, “iade hakkı doğuran işlemler” ifadesi kullanılıyor.

Yürürlükteki mevzuatımıza göre iade hakkı doğuran işlemler oldukça fazla sayıda. Bunlardan bazıları:

İhracat istisnası,

Liman ve havaalanı hizmetleri,

Değerli maden arama işletme,

Petrol arama,

Boru hatlarıyla taşıma,

Teşvik belgeli yatırım malları,

Uluslararası taşımacılık,

Engellilere araç teslimi.

İade hakkı doğuran işlemlerde, bu işlemler için yüklenilen KDV, öncelikle indirim konusu yapılır. İndirime rağmen satıcının üzerinde KDV kalması halinde bu miktar için iade talep edilebiliyor.

Tedarikçi temiz olmalı

İşletmelerin iade talep etmeleri, kendilerine KDV iadesinin derhal verileceği anlamına gelmiyor. Öncelikle firmanın alım yaptığı işletmelere ait bilgiler sisteme yüklenmesi gerekiyor. Sistem bu firmalarla ilgili bilgileri tarayarak bir “kontrol raporu” çıkartıyor. Raporda bu işletmelerin ve altlarının “temiz” olması gerekiyor. Temizden kasıt, bu firmalar hakkında sahte veya yanıltıcı belge düzenleme (veya kullanma) tespitinin olmaması.

Firmanın birincil tedarikçisi temiz, onun altındaki firmalar sorunlu ise birincil tedarikçiye yapılan ödemenin banka kanalıyla yapıldığının belgelenmesi gerekiyor. Bu belgeleme yapılamazsa iade ödenmiyor.

Yaptığımız kısa açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, KDV iadesi için firmaların iyi bir muhasebe sistemine sahip olmaları gerekiyor. Yani, kurumsallaşmayı tamamlamamış işletmelerin KDV iadesi işlemlerini yapabilmeleri oldukça zor. Tavsiyemiz, konunun uzmanlarına başvurulması yönünde. Bu bağlamda, KDV iadesi işlemleri için bir yeminli mali müşavir (YMM) ile sözleşme yapmalarında yarar var.

KDV iadelerinde yeni dönem

KDV iadelerinde ödeme sürecinin hızlandırılmasına ilişkin yeni sistemin detayları belli oldu. Belirlenen şartları sağlayan mükelleflerin, Ocak 2019 sonrasındaki işlemlerinden kaynaklanan “Yeminli Mali Müşavir KDV İadesi Tasdik Raporu” ile talep edilen KDV iade taleplerinin yüzde 50’si 10 iş günü içinde mükellefe iade edilecek.

Katma Değer Vergisi (KDV) iadelerinde ödeme sürecinin hızlandırılmasına ilişkin yeni sistemin detayları belirlendi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı.

Mart başından itibaren yürürlüğe girecek düzenleme ile Yeminli Mali Müşavir (YMM) KDV İadesi Tasdik Raporuna Dayalı İadeler bölümüne “KDV İadesi Ön Kontrol Raporuna Dayalı İade Uygulaması” eklendi.

Buna göre, bazı şartları sağlayan mükelleflerin, Ocak 2019 ve sonrasındaki işlemlerinden kaynaklanan, belirlenen sınırı aşan ve işlem türü itibariyle YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile talep edilebilen nakden iade talepleri, aranan belgelerin tamamının ibraz edilmesi kaydıyla “KDVİRA” sistemi tarafından sorgulanacak. Sorgulama sonucunda üretilen “KDV İadesi Ön Kontrol Raporu”na göre iade talebinin olumsuzluk tespit edilmeyen kısmının yüzde 50’si KDV İadesi Ön Kontrol Raporunun oluşturulmasından itibaren on iş günü içinde mükellefe iade edilecek.

Tebliğde, söz konusu düzenlemeden yararlanacak mükellefler için aranacak şartlar ise şöyle sıralandı:

“En az 24 dönem (vergilendirme dönemi 3 aylık olanlar için en az 8 dönem) KDV beyannamesi vermiş olması, daha önce en az üç vergilendirme dönemine ilişkin iade talebinin sonuçlanmış olması, kendisi, ortakları, ortaklıkları ve kanuni temsilcilerinin özel esaslara tabi olmaması, Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili birimlerince yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda bireysel olarak veya organize bir şekilde sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle incelemeye sevk edilmemiş olması, Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili birimlerince iade taleplerinin riskli iade kapsamında incelemeye sevk edilmemiş olması ile daha önceki bazı iade taleplerinin incelemeye sevk edilmemiş olması gerekecek.”

Mükellefin kalan iade tutarı, KDV İadesi Kontrol Raporuna, YMM KDV İadesi Tasdik Raporuna ilişkin kontroller ile vergi dairesince yapılması gereken diğer kontroller ve değerlendirmeler sonucunda yerine getirilecek.

 

10 GÜNDE ÖDENECEK

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade taleplerinde, işlemin gerçekleştirildiği yılı izleyen ocak-kasım döneminde iadeye konu vergi beyan edilecek. İndirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar standart iade talep dilekçesiyle beraber iade için vergi dairelerine başvurulacak. Bu sürelere uygun olarak yeminli mali müşavir indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunlu olup, bu sürede iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilecek.

KDV İade Talep Süreci Değişikliği neleri kapsıyor?

Tam İstisna, Kısmi Tevkifat ve İndirimli Orana Tabi İşlemlere İlişkin KDV İade Talep Süreci Değişikliği

ÖZET: Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde değişiklik yapıldı.   

— İndirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilmesine ilişkin yasa değişikliğine uygun olarak gerekli Tebliğ değişiklikleri yapıldı.

— 2018 takvim yılına ilişkin mal ve hizmet alımlarına (vergiyi doğuran olayı 2018 yılında gerçekleşen) ait belgelerin 2019 takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili defterlere kaydedilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen KDV tutarları indirim konusu yapılabilecektir.

— İhraç kaydıyla teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunması halinde ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı artık aranılmayacaktır.

— 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren mükelleflerin tam istisna kapsamındaki işlemlerinden, kısmi tevkifat kapsamındaki işlemlerinden ve indirimli orana tabi işlemlerinden kaynaklanan iade talepleri ile ilgili başvuru süreleri ve şekli belirlendi.

— 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren, 213 sayılı Kanunun 322’nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür. 213 sayılı Kanunun 323’üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV’nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması gerektiği belirtildi.

— Kanunun (30/e) maddesinde, Vergi Usul Kanunu’nun 322’nci maddesine göre  değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen KDV’nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde satıcı tarafından indirim konusu yapılabildiğinden mükerrer vergi indirimine yol açmayacak şekilde değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen ve daha önce indirim konusu yapılmış KDV, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Matrah” kulakçığında “Diğer İşlemler” tablosunda 505 kod numaralı “VUK 322 Kapsamına Giren Borçlara Ait KDV” satırı aracılığıyla beyan edilecektir.

15.02.2019 Tarihli ve 30687 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 23)” ile 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde bazı değişiklikler yapılmıştır.

Söz konusu değişiklikler özetle aşağıdaki gibidir:

1-) İndirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilmesi

7104 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi ile KDV Kanunu’nun “Vergi İndirimi” başlıklı 29’uncu maddesinde yapılan değişiklik ile 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilmesine imkan sağlanmıştı.

Yayımlanan Tebliğ değişikliği ile yapılmış olan Kanun değişikliğine uygun olarak indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilmesine ilişkin KDV Uygulama Genel Tebliğinin ilgili bölümlerinde yapılması gereken değişikler yapılmıştır.

2018 takvim yılına ilişkin mal ve hizmet alımlarına (vergiyi doğuran olayı 2018 yılında gerçekleşen) ait belgelerin 2019 takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili defterlere kaydedilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen KDV tutarları indirim konusu yapılabilecektir.

2-) Değersiz Alacaklarda KDV İndirimi

1/1/2019 tarihinden itibaren, 213 sayılı Kanunun 322’nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür. 213 sayılı Kanunun 323’üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV’nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.

Söz konusu KDV tutarı, alacağın zarar yazıldığı tarihi kapsayan vergilendirme dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinin “İndirimler” kulakçığında “İndirimler” tablosunda 111 kod numaralı “Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV” satırı aracılığıyla indirim konusu yapılır ve değersiz hale gelen alacağa ilişkin borçlu mükellef bilgilerini içeren beyanname eki form doldurulur.

Kanunun (30/e) maddesinde, Vergi Usul Kanunu’nun 322’nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen KDV’nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde satıcı tarafından indirim konusu yapılabildiğinden mükerrer vergi indirimine yol açmayacak şekilde değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen ve daha önce indirim konusu yapılmış KDV, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Matrah” kulakçığında “Diğer İşlemler” tablosunda 505 kod numaralı “VUK 322 Kapsamına Giren Borçlara Ait KDV” satırı aracılığıyla beyan edilir.

3-) İndirimli Orana Tabi İşlemlerde İade Talebi

Mükelleflerin, indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade taleplerini, en geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin beyannamelerin (yılın sonuna kadar verilen Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin verilen düzeltme beyannameleri dahil) herhangi birinde iadeye konu olan KDV alanında beyan etmeleri ve indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilir.

4-) KVD İade Sürecinde Yapılan Değişiklik

2019 ve izleyen yılların vergilendirme dönemlerine ilişkin işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki iade talep sürelerine uyulur.

İndirimli Orana Tabi İşlemlere İlişkin İade Talep Süresi

3065 sayılı Kanunun (29/2)’nci maddesine göre, Cumhurbaşkanı tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup indirim yoluyla giderilemeyen ve tutarı

Cumhurbaşkanınca tespit edilecek sınırı aşan verginin iadesinin en geç izleyen yıl talep edilmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede mükelleflerin, indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade taleplerini, en geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin beyannamelerin (yılın sonuna kadar verilen Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin verilen düzeltme beyannameleri dahil) herhangi birinde iadeye konu olan KDV alanında beyan etmeleri gerekir.

 

 SONUÇ OLARAK;

 

KDV İadesi Talebi Her Zaman Olumlu Cevaplanmıyor.

Bir işletmenin KDV iadesi isteyebilmesi her zaman mümkün olmuyor. İade talep edildiği anda, vergi iadesinin anında yapılacağı anlamına gelemiyor. İşletmenin iade hakkını alabilmesi doğru ve dürüst bir çalışma prensibinden geçiyor. Düzenlenen belgelerin yanıltıcı bilgi içermesi veya sahte belge teslim edilmesi halinde iade yapılmıyor. Sorunsuz ve düzenli bir muhasebe sistemi ile kurumsallaşmasını tamamlamış işletmelerin iade talepleri olumlu cevaplanıyor.​

KDV iadesi işlemleri için gerekli belgeler değişebiliyor. Her bir KDV iadesi için istenen belgeleri iyice araştırmak gerekiyor. Bu belgeler 3065 sayılı KDV kanununda detaylı olarak belirtiliyor.​

KDV iadesi doğuran işlemler ise üç farklı başlık altında geçiyor: Tam istisna kapsamına giren işlemlerde KDV iadesi, indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan KDV iadesi, tevkifatlı işlemlerden kaynaklanan KDV iadesi.​

 

İşletmelerin Güvenilir Muhasebe Sistemlerine Sahip Olması Gerekiyor​.

KDV iadesi işlemleri inceleme ve araştırma gerektiriyor. Özellikle kurumsallaşmasını tamamlamamış işletmeler için biraz sıkıntılı bir durum olabiliyor. Bu noktada danışmanlık hizmetine başvurarak yardım almak gerekebiliyor.​

Düzenli ve güvenilir bir muhasebe sistemi oluşturmak sadece vergi konusunda değil, işletmenin gerçekleştirdiği her yasal adımda önemli oluyor. Danışmanlar olarak işletmelerin her türlü işlemlerini rahatlıkla gerçekleştirebilecekleri çözümler sunmaya devam ediyoruz. Çözümlerimiz ile ilgili daha detaylı bilgilere sitemizden ulaşabilirsiniz.​

 

Mali Müşavir Füsun PUSATÇI

 

Adana SMMO –  2083

fusunpusatci@gmail.com